Nesnel nedir, Nesnel ne demek

Nesnel; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

Felsefi anlamı:

Bireyüstü olan, örnek olarak nesnel tin: a. Bireyleri aşan, ama aynı zamanda onları birleştiren tinsel yaşam alanı (sanat, bilim, ahlak, hukuk), b. Tinin, öznenin dışına çıkan ürünleri, yapıtları, kuruluşları.

Genel geçer olan, her düşünce için geçerli olan.

Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan.

Nesne ile uyuşan, nesne ile uyum içinde olan.

Nesneye ilişkin olan.

Hukuki terim anlamı:

aynî. ~ hak: aynî hak.

Sosyoloji'deki anlamı:

İnsan bilincinin dışında ve ondan bağımsız olan (şey).

İngilizce'de Nesnel ne demek? Nesnel ingilizcesi nedir?:

objective

Nesnel hakkında bilgiler

Nesnel; öznel, kişiye özgü olmayan, tamamen kanıtlanabilir yargılardır. Hiçbir zaman nesnel yargılara kişi kendi düşüncesini katmaz. Eğer katarsa nesnel değil, öznel bir yargı besler.

Nesnel ile ilgili Cümleler

  • Tom, sadece zihin gücüyle nesneleri hareket ettirebildiğini söylüyor.
  • Bu mikroskop nesneleri 100 kez büyütür.
  • Sana nesneleri öğretebilirim.
  • Bazı insanlar Galileo'nun bir teleskobu inşa eden ilk kişi olduğuna inanıyor. Bu doğru olmasa da, o bir teleskopla astronomik nesnelerin gözlemlerini yayınlayan ilk kişiydi.
  • Nesneler ve durumlar arasında ayrım yapabilmeliyiz.
  • Nesneler ve durumlar arasında ayırım yapabilmeliyiz.
  • Uranus'un kara, kaya parçaları şeklinde nesneleri içeren, onbir bilinen halkası vardır.
  • Galaksideki tüm nesneler galaksinin merkezi etrafında döner.
  • İnsanlar sevilmek, nesneler ise kullanılmak için yaratılmıştı. Dünya kaos içinde, çünkü her şey karşıt.
  • Nesnelerin ağırlığının sebebi yer çekimidir.
 

Nesnel anlamı, tanımı:

Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.

Öznel : Özneye ilişkin olan, öznede oluşan, nesnelerin gerçeğine değil, bireyin düşünce ve duygularına dayanan, enfüsi, subjektif, nesnel karşıtı.

Nesnelci : Nesnelcilik yanlısı olan, objektivist.

Nesnelcilik : Öznenin değil nesnenin gerçekliğine dayanan bilgileri arayan akıl yolu, objektivizm.

Nesnelleşme : Nesnelleşmek durumu.

Nesnelleşmek : Nesnel duruma gelmek.

Nesnellik : Nesnel olma veya nesnelerin gerçeğine dayanma durumu, afakilik, objektiflik, objektivite.

 

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Varmak : Bir şeyi iyice anlamak veya duymak. Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak. Bir durumdan başka duruma geçmek. Belli bir duruma veya düzeye gelmek. Acımadan, çekinmeden yapmak. Kadın, evlenmek. Hoş olmayan bir sona ermek.

Taraf : Yöre, yer. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yön, yan, doğrultu.

Tutma : Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj. Yanaşma. Destekleme. Tutmak işi.

İnceleme : İncelemek işi, tetkik. Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma.

Hüküm : Değer, aynı veya benzer nitelik. Egemenlik, hâkimiyet. Karar. Önem, geçerlilik. Yargı.

Kişi : Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.

Nesnel anlak : Nesnel ya da nesnel durumlara uyabilme gücü ile ilişkili yetenekler.

Nesnel anlatış : Alıcının, konuyu yansız bir tanık gibi, üçüncü tekil kişinin görüş noktasından aktarmasıyla ortaya çıkan durum. Öznel anlatışın karşıtı.

Nesnel değer : Bir taşınmazın, yasa ile saptanan ve günün alım satım değeriyle bağlı olmayan, kamulaştırmalarda taşınmaz iyesinin değil, toplumun yararını gözetmeye yarayan değeri. Para değeri karşılığı. Para ile değişime dayanak olan değer.

Nesnel doğru : İnsanın istenç ve dileğine bağımlı olmayan bilgi.

Nesnel duyumculuk : Bilgi yerine bilginin konularıyle uğraşan ve tanınabilecek tek şeyin özdek (madde) olduğunu ileri süren görüş.

Nesnel eleştiri : Yan tutmadan, gözlemlere dayandırılan eleştiri.

Nesnel etkenler : Toplumsal gelişimin bireylerden bağımsız olan, onların etkinliklerini sınırlayıp yönünü belirleyen (doğal koşullar, üretimin düzeyi, ivedi özdeksel, tinsel, siyasal gereklilikler gibi) koşulları.

Nesnel gerçeklik : Bütün biçimleri ve görünüşleri ile özdeksel çevrenin tümü.

Nesnel ışıkölçer : Bir ışınımın bir fizik alıcıdaki etkisini kullanan ışıkölçer, bk. görsel ışıkölçer.

Nesnel ile hali : ( nesnel "ile" hali ) bk. İle hali.

Diğer dillerde Nesnel anlamı nedir?

İngilizce'de Nesnel ne demek? : adj. objective, practical

Fransızca'da Nesnel : objectif/ive, impartial/e

Almanca'da Nesnel : adj. gegenständlich, objektiv, prosaisch, sachlich