Neurogenesis türkçesi Neurogenesis nedir
- Hücre doğumu.
- Nörogenez.
- Gelişme sırasında sinir sisteminin oluşması.
- Sinir dokusu oluşumu.
- Nörojenez.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Neurogenesis ingilizcede ne demek, Neurogenesis nerede nasıl kullanılır?
Neurogen alopecia : Nörojenik kıl dökülmeleri. Sinirsel kıl dökülmeleri.
Neurogen bradycardia : Nörojen bradikardi. Vagus bradikardi.
Neurogen : Sinir sistemi kaynaklı. Sinir sisteminde meydana gelen şey (tıp veya medikal terimi).
Neurogenic : Sinir kökenli. Hörojenik. Nörojen. Nörojenik. Sinir içinde meydana gelen (tıp veya medikal terimi). Sinir dokusu oluşturan veya sinir enerjisi meydana getiren.
Neurogenic alopecia : Sinirsel kıl dökülmeleri. Deriyi uyaran sinirlerin felçleri sonucu oluşan simetrik kıl dökülmeleri, nörojenik kıl dökülmeleri.
Neurogenically : (tıp) nörojenik olarak (sinirlerde meydana gelerek).
Neurogenic bladder : Nörojenik mesane. Nörojen mesane.
Neurogenic fever : Zehirli maddeler, belirli ilaçlar vb. ile hipotalamustaki ısı regülasyon merkezinin doğrudan uyarılmasıyla oluşan beden ısısı artışı, nerval ateş. Nerval ateş. Sinirsel ateş.
Neurogenic shock : Beyin travması, omurilik zedelenmesi, beyin hasarı, spinal veya derin genel anestezi gibi nedenlerden dolayı damar tonusunun kaybolması sonucu çevresel damarlarda kanın göllenmesinden kaynaklanan akut kan dolaşımı yetmezliği, nörojenik şok. Sinir kökenli şok. Nörojenik şok.
Neurogenic atony in urinary bladder : İdrar torbasından omuriliğe giden sensorik sinir liflerinin yıkımlanması sonucu idrar torbasının idrarla aşırı dolgunluğuyla belirgin bozukluk. İdrar torbası nörojenik atonisi.
İngilizce Neurogenesis Türkçe anlamı, Neurogenesis eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neurogenesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Acacia : Akasya. Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Growth : Filiz. Yükseliş. Geliştirme. İnkişaf. Büyümüş şey. Ürün. Büyüme. Bir bitkiden sarkan dallar. Sürgün. Yaşlanma.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Development : Tab etme. Geliştirilmiş ürün. Çok hücreli organizmaların bir hücreli zigottan itibaren geçirdiği değişiklikler, ontogeni. Gelişme. Zuhur. Son durum. Bir yerin yapıdüzenini sağlama, orayı geliştirip güzelleştirme, yaşama koşullarını uygunlaştırma, iyileştirme ve bayındır duruma getirme. Bireyin beden yapısı, fizyolojik güç ve ruhsal özellikler bakımından düzenli bir biçimde büyümesi, değişmesi ve olgunluk kazanması, bk. büyüme, olgunlaşma. Bir oyunun sonuca doğru inandırıcı bir yolda gelişmesini kapsayan bölüm ya da kuruluş. Geliştirim.
Growing : Giderek artan. Büyümekte olan. Artan. Yetiştirme. Büyüme. Gelişen. Büyüyen. Gelişim. Gelişme. Tarım.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Neurogenesis synonyms : aardwolf, ontogenesis, abacus bodies, a chromosome, a site, aardvark, ontogeny, abductor muscle, aardvarks, abo blood groups system, abambulacral area, maturation.
Neurogenesis zıt anlamlı kelimeler, Neurogenesis kelime anlamı
Nondevelopment : Gelişmeme. Kalkınmama.

Bu kısımda Neurogenesis kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neurogenesis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neurogenesis anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neurogenesis ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.