Nişanlı nedir, Nişanlı ne demek

  • Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse, adaklı.
  • Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olan kimse

"Nişanlı" ile ilgili cümle

  • "Artık bizimki, nişanlısı Perihan'ı ekiyor, her gün tek başına plaja geliyordu." - N. Hikmet

Hukuki terim anlamı:

yavuklu.

Yerel Türkçe anlamı:

Nişanlı, bk. nişanli, nişannı

Nişanlı hakkında bilgiler

Nişan, evlenme yaşına gelmiş kız ve erkeklerin aileleri ve yakın dostları tarafından yörenin örf ve adetleri doğrultusunda evleneceklerine ilişkin bir çeşit söz vermedir. Evliliğe giden yol nişan diğer bir ifade ile "söz kesme" ile başlar, kına ve düğün ile son bulur.

Nişanda toplumdan topluma değişiklik gösteren bazı ritüeller olur. Nişan yapıldıktan sonra, gerek kız ve oğlan gerekse dünürler bir birlerini iyi tanımak adına sık sık bir araya gelirler. Ancak kız ve oğlanın bir araya gelmesi, genellikle kızın ailesinden kızın bir yakını eşliğinde gerçekleşir.

Nişandan sonra kına yakma, çoğu zaman kız evinde olur. Kınadan sonra da düğün yapılır.

Nişanlı ile ilgili Cümleler

  • Onlar nişanlı.
  • Nişanlı olsak da, o beni öpmek istemiyordu.
  • Ali benim nişanlım.
  • Ali nişanlı.
  • Nişanlın çok kızmışa benziyor.
  • Ali nişanlısı Mary için bir kolye satın aldı.
  • O, nişanlısını öpebilir.
  • Laurie ile nişanlıyım.
  • Nişanlısıyla sık sık konuşur.
  • Jale benim nişanlım.
  • Nişanlım bana önceden bildirmeden geldi ve ben mahçup hissettim.
  • Nişanlısı ona büyük bir yüzük verdi.
 

Nişanlı anlamı, tanımı:

Uzatmalı nişanlı : Nişanlılık süresi gereğinden çok uzamış olan kadın veya erkek.

Nişanlık : Belirti, işaret. Nişan töreni için.

Nişanlılık : Nişanlı olma durumu, yavukluluk.

Evlenmek : Erkekle kadın, aile kurmak için yasaya uygun olarak birleşmek, izdivaç etmek.

Yüzük : Parmağa geçirilen genellikle metal halka. Yüzük oyunu.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Adaklı : Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı. Adağı olan, adak adamış olan.

İşaret : El, yüz hareketleriyle gösterme. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. Belirti, gösterge, alamet.

Alamet : Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.

Evlenme : Evlenmek işi, izdivaç.

Nişanlı dutmak : Çocukken, beşikteyken nişanlamak. (İliç)

Nişanlı kağıt : Padişah, sadrazamla birlikte savaşa gittiğinde, sadrazamlık kaymakamına, gereğinde kullanılmak ve sonra hesabını vermek üzere verilen tuğralı, boş, padişah buyruğu kâğıtları.

Diğer dillerde Nişanlı anlamı nedir?

İngilizce'de Nişanlı ne demek? : adj. engaged, engaged to be married, affianced, intended

n. fiancé, fiance

n. April

Almanca'da Nişanlı : n. Verlobte

adj. markiert, verlobt

Rusça'da Nişanlı : n. жених (M), невеста (F), обрученный (M)

adj. меченый, помолвленный