Nişasta nedir, Nişasta ne demek

Nişasta; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Nişasta" ile ilgili cümleler

  • "Buğday nişastası. Mısır nişastası. Patates nişastası. Pirinç nişastası."

Biyoloji'deki anlamı:

Bitkilerde depo maddesi olarak meydana getirilen polisakkarit, (C6H10O5).

Kimya'daki anlamı:

Kaba formülü (C6H10O5)n olan, amiloz ve amilopektin kısımlarından oluşmuş, bitkiler tarafından üretilen, saf halde beyaz, amorf toz şeklinde olan soğuk suda, alkol ve eterde çözünmeyip, sıcak suda kısmen çözünen, patlayıcı yapımında, indikatör olarak ve tekstil endüstrisinde kullanılan, metabolik fonksiyonlarda glikojene dönüşerek karaciğerde depolanan, destrin ve glukoza hidroliz olan polisakkarit veya karbohidrat polimeri.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Bitkilerde depo maddesi olarak meydana getirilen polisakkarit.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Alfa-glikozidik zincir biçiminde oluşan, hidroliz olduğunda yalnızca glikoz veren, bitki hücrelerinde bulunan ve özellikle, yumrularda ve tohum endosperminin başlıca kısmını oluşturan, beyaz, kokusuz, tatsız, granül veya toz durumda depo polisakkarit.

 

Zooloji alanındaki anlamı:

Bitkilerde meydana gelen bir karbohidrat; (C6 H10 O5) n.

İngilizce'de Nişasta ne demek? Nişasta ingilizcesi nedir?:

starch

Fransızca'da Nişasta ne demek?:

amidon

Nişasta hakkında bilgiler

Nişasta, farin veya amidon, suda çözünmeyen, kompleks bir karbonhidrat. Bitkiler tarafından fazla glikozu depolamak için kullanılır. Endüstride tutkal, kâğıt ve tekstil yapımında kullanılır. Gıda sanayisinde kıvamlandırıcı, yemek yapımında sıvıları koyulaştırmakta kullanılır. Çoğunlukla tahıllardan ve patatesten elde edilen tatsız ve kokusuz bir tozdur.

Kimyasal (CAS kayıt numarası: 9005-25-8) olarak nişasta, amiloz ve amilopektin isimli iki polimerik karbonhidratın (polisakkaritin) birleşimidir. Amiloz, glikoz monomer birimlerinin alfa-1,4 bağlantılılarla uçuca eklenmesinden oluşur. Amilozdan farklı olarak amilopektinde dallanma vardır, ana her 24-30 glikoz monomerinden birinde alfa-1,6 bağlantısı ile bir yan zincir başlar.

Amiloz lineer bir moleküldür, ancak birbirini izleyen glikoz birimlerinin açili olma eğiliminden dolayı bir sarmal oluşturur. İki amiloz molekülü birbirine sarılarak bir çifte sarmal da oluşturabilirler. Bu sarmalın iç yüzeyi hidrofobik olduğu için içinde yer alan su molekülleri kolaylıkla daha hıdrofobik moleküllerle yer değiştirebilir. Nişasta testinde kullanılan iyot molekülleri amiloz sarmallarının içine dizilince mavi bir renk oluşur. Amiloz sarmalları arasında oluşan hidrojen bağları yüzünden içinde çok az su barındıran yoğun bir yapı oluşur.

 

Amilopektinde dallanma noktalarından sonra birbirine paralel iki zincir birbirlerine sarılarak bir çifte sarmal oluştururlar. Amilopektin, bir çalı gibi, bir merkezden dallandıkça genişleyen bir şekle sahiptir. Dallanmakta noktalarında molekül düzensizdir, iki dallanma noktası arasında ise çifte sarmallar düzgün bir şekilde istiflenerek kristal bir yapı oluştururlar; bu yüzden mikroskopta nişasta taneciklerinde bu düzenli ve düzensiz bölgeler büyüme halkaları gibi görünür.

Nişasta ile ilgili Cümleler

  • Nişastasız pirinç pilavı nasıl pişirirsin?
  • Nişasta olmadan nasıl pirinç pilavı pişirirsin?
  • Bir kapta şeker ve mısır nişastasını çırpın. Bir kenara koyun.
  • Biri nişasta olmadan nasıl pirinç pilavı pişirir?
  • Salatalıklar, ıspanak, brokoli ve soğanlar nişastalı olmayan sebzeler olarak kabul edilirler.

Nişasta tanımı, anlamı:

Tahıl : Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

Patates : Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum). Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları.

Nişasta buğdayı : Bir buğday çeşidi olan kaplıcayı andıran, ufak taneli, nişastası çok, dağlık yerlerde yetişen bir tür buğday.

Nişasta şekeri : Patates, mısır vb. nişastalı tarım ürünlerinden elde edilen şeker, dekstroz.

Nişastacılık : Nişasta yapma veya satma işi.

Nişastalanma : Nişastalanmak işi.

Nişastalanmak : Nişastaya karışmış olmak, nişasta ile işlem görmek.

Tane : Çekirdekli küçük meyve. Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Bazı bitkilerin tohumu.

Mercimek : Baklagillerden, beyaz çiçekli bir tarım bitkisi (Lens culinaris). Bu bitkinin, besin değeri yüksek, ufak, kırmızı, sarı veya yeşil, yuvarlak ve yassıca tohumu, yasmık.

Bezelye : Baklagillerden, yurdumuzun her yanında yetiştirilen, fasulyeye benzer, tırmanıcı bir bitki (Pisum sativum). Bu bitkinin yuvarlak tanesi.

Bakla : Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi. Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba).

Yumru : Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru. Yuvarlak, şişkin şey. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli.

Yöntem : Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot. Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.

Benzer : Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim.

Çözünme : Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması. Çözünmek işi.

Nişasta birimi : Kellner tarafından iğdiş edilmiş sığırlar kullanılarak yemlerin değerini değerlendirme sistemi olarak geliştirilen, nişastayla karşılaştırma esasına dayanılarak bulunmuş olan, 1 birimi geviş getirenler için 2360 kalori net enerjiye denk olan enerji birimi, NB.

Nişasta cisimcikleri : Meme, hipofiz ve epifiz gibi salgı görevi üstlenen organlarda, yoğunlaşmış ve anormal kimyasal yapıdaki kolloit üzerine mineral maddelerin çökmesiyle oluşan, camsı görünümlü, yuvarlak, hücre dışında biriken, küçük yapılı kitleler, korpora amilasea. Epitel hücrelerinin salgıladıkları proteinlerden köken alırlar.

Nişasta değeri : Yemlerin her bir sindirilebilir organik besin maddelerinin, gelişmesini tamamlamış olan iğdiş edilmiş sığırların vücudunda yapabildiği yağ miktarıyla saf ve susuz nişastanın yaptığı yağ miktarının karşılaştırılması suretiyle bulunan, 100 kilogram yemde ifade edilen ve 1000 nişasta birimine eşit olan değer. Her kilogram saf nişastanın hesaplanan 36 kilo kalori net enerji değeri, ND.

Nişasta endüstrisi yan ürünleri : Mısır, buğday, darı, patates gibi nişastaca zengin yemlerden nişasta elde edildikten sonra geriye kalan kepek, griz, glüten, patates posası, mısır embriyo küspesi, mısır melası vb. kısımlardan oluşan ve hayvan yemi olarak kullanılan yan ürünler, nişasta sanayi kalıntıları.

Nişasta hidrolizasyon testi : Bir homopolisakkarit olan nişastanın, bazı mikroorganizmalarca sentezlenen hücre dışı amilase enzimi tarafından parçalanmasını ortaya koymak amacıyla yapılan bir test.

Nişasta hidrolizi : İndirgeyici özelliğe sahip olmayan bir polisakkarit olan nişastanın hidrolizinden sonra indirgeyici özellik kazandığını göstermek amacıyla yapılan bir deney.

Nişasta melası : Mısır ve sorgum tanelerinin nişastalarının enzimler ve/veya asit kullanmak suretiyle hidrolizlenerek dekstroz üretilmesi sırasında ele geçen, en az % 43 indirgen şeker (dekstroz) ve en az % 50 toplam şeker ve en az % 73 toplam katı maddeler içermesi gereken bir yan ürün.

Nişasta sanayi kalıntıları : Nişasta endüstrisi yan ürünleri.

Nişasta şilempesi : Nişastalı ham maddelerden alkol üretilirken elde edilen, hayvan yemi olarak kullanılan besin maddelerince zengin yan ürün.

Nişasta tabakası : (botanik)

Diğer dillerde Nişasta anlamı nedir?

İngilizce'de Nişasta ne demek? : n. starch, amyl, farina

Fransızca'da Nişasta : amidon [le]

Almanca'da Nişasta : n. Stärkemehl

Rusça'da Nişasta : n. крахмал (M)

adj. крахмальный