Noir türkçesi Noir nedir

Noir ingilizcede ne demek, Noir nerede nasıl kullanılır?

Film noir : Ahlaksız ve suç teşkil eden hareketler vasıtasıyla hayatı küçümseyen bir bakış açısını yücelten loş bir kenar mahalle çevresinde kurgulanan film (fransızca). Siyah film. Kara film.

Noire : Siyah (fransızca).

Bete noire : İstenmeyen kişi. Sevilmeyen veya nefret edilen kişi. Sevilmeyen veya nefret edilen şey. Hoşlanılmayan. Nefret edilen.

Auguste renoir : Pierre auguste renoir (1841-1919) fransız dışavurumcu ressam ve heykeltıraş.

Peignoir : Sabahlık. Robdöşambr (kadın).

Renoir : Pierre auguste renoir (1841-1919). Bir soyadı. Fransız empresyonist ressam ve heykeltraş.

Noious : Baş belası.

Noise figure : Gürültü niteliği. Gürültü faktörü. Gürültü kat sayısı. Gürültü kazancı. Gürültü sayısı.

Noils : Tarakaltı. Buret. Döküntü.

 
 

Noise : Parazit. Şamata. Ses çıkarmak. Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ses. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Kısa devre. Zımbırtı. Titreşimli düzenli olmayan sesler. boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Velvele.

İngilizce Noir Türkçe anlamı, Noir eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Noir ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bosk : Küçük ağaç ayaklığı (eski kullanım).

Cloudy : Belirsiz. Kapanık. Muğlak. Hareli. Kapalı. Töhmet altında. Bulanık. Bulutlu. Açık olmayan.

Shadier : Daha gölgeli. Şüpheli. Kötü. Namussuz. Loş. Karanlık. Gölge gibi.

Dormouse : Fare. Kakırca. Fındıkfaresi. Fındık faresi. Fındıksıçanı. Kemiriciler (rodentia) takımının, yediuyuklayangiller (gliridae) familyasından, 8 cm kadar uzunlukta, 7 cm kadar kuyruğu olan, karnı akımsı, sırtı kırmızı boz renkte, fındıklarda çok hasar yapan, avrupa'da yaşayan bir tür.

Louche : Karanlık. Gölge gibi. Loş.

Shadiest : Kötü. Loş. Şüpheli. Gölge gibi. Karanlık. En gölgeli. Namussuz.

Darkish : Alaca karanlık. Alacakaranlık. Bir dereceye kadar siyah. Siyahımsı. Mat.

Deeper : Karışık. Keskin. İçten. Bilinçaltı. Genişliğinde. Şiddetli. Esrarlı. Anlaşılmaz. Pes.

Fiber : Kimi minerallerin dokusunu yapan ince iplikler. Teltik. İplik. Telcik. Elyaf. Sinir. Doku. Bağ dokusunda bulunan kollagen, elastik ve retiküler iplikler. lif. kas, sinir ve bağ dokusu gibi dokularda bant oluşturan uzun hücre ya da hücreler topluluğu. yünde ve saçtaki keratin gibi protein uzantılar. Biyoloji, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yapı.

Abysmal : Çok kötü. Berbat. Kesif. Sonsuz. Çok. Çok derin. Dipsiz. Derin. Hudutsuz.

Noir synonyms : glis glis, glis, genus glis, dusky, deepest, cloudier, hypsometric, crusted, shaded, clouded, darker, fibre, dark, darkest, cloudily, cloudiest, noire, bowerlike, darks, bosks, blackest, boldfaces, condensed, bold, boldface, blacker, black, darksome.