Oğlak evsini nedir, Oğlak evsini ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Toprak altında, üstü örtülü altı gübreli, yeni doğmuş oğlak barınağı.

Oğlak evsini tanımı, anlamı

Evsi : Tahılın içindeki yabancı maddeleri bir araya getirme

Evsin : Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer.

Oğlak : Keçi yavrusu. Zodyak üzerinde Yay ile Kova arasında bulunan takımyıldızın adı, Cedi.

Toprak altı : Toprağın içi.

Gübreli : Gübrelenmiş olan.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Örtülü : Örtüsü olan. Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış. Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde, müphem. Gizli, saklı.

Barın : Göğüs: Barnıma bir yumruk vardu. Öküzleri otlatma, doyurma. Çekinlerin çarpışma olaylarında gösterdikleri kesit alanlar için kullanılan ölçü birimi. Bütün, hep. Güç, kuvvet. Göğüs. Diyarbakır şehrinde, Kulp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Topra : Torba.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

 

Gübre : Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre.

Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

Barı : Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. [Bakınız: ber, bér]. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Diğer dillerde Ogüst anlamı nedir?

İngilizce'de Ogüst ne demek ? : auguste