Okayed türkçesi Okayed nedir

Okayed ingilizcede ne demek, Okayed nerede nasıl kullanılır?

Okay : Tasdiklemek. Kabul. İyi. Okey. Okeylemek. Peki. İdare eder. Onay. Olur vermek. İzin.

Okaying : Tasdik. Onay. Onaylamak. Kabul. Okeylemek. He demek. Tasdiklemek. İzin. Tamam. Olur vermek.

Okays : Tasdiklemek. He demek. Tamam. Okeylemek. İzin. Kabul. Tasdik. Onaylamak. Onay. Olur vermek.

Tokay : Macar likör şarabı.

Tokays : Macar likör şarabı.

Okazaki fragmenti : Dna üretimi sırasında kesintili olarak oluşturulan ve daha sonraki aşamada bir ip haline getirilen dna parçaları. Okazaki parçası.

Okazaki fragments : Escherichia coli'de dna replikasyonu sırasında replikasyon çatalından uzaklaşarak her biri 1000-2000 nükleotit uzunluğunda sentezlenen dna parçaları. kesik dna zinciri. Okazaki parçaları.

Okapi : Zürafaya benzeyen ancak kısa boynu olan afrika'ya özgü hayvan. Okapi. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, zürafagiller (giraffidae) familyasından, 1 m kadar yükseklikte kızıl kestane renginde, bacakları beyaz çizgili, bataklık ormanlarda yaşayan bir tür.

Bazooka : Roketatar. Bazuka.

Okapis : Zürafaya benzeyen ancak kısa boynu olan afrika'ya özgü hayvan.

İngilizce Okayed Türkçe anlamı, Okayed eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Okayed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affirming : İleri sürmek. İddia etmek. Doğrulamak. Söylemek. Bildirmek. Beyan etmek.

Agreed : Mutabık. Mutabık kalınmış. Anlaşmaya varılmış. Kabul edilmiş. Anlaşması sağlanmış. Hemfikir. Hay hay. Olur.

Acceptances : Üstlenme. Kabuller. Kabul etme. Onama. Onaylama. Alma. Akseptans. Teslim alma.

Alright : İyi. Olur. Peki. Fena değil.

Approve : Doğru bulmak. Tasvip etmek. Uygun görmek. Onamak. Razı olmak. Razı gelmek. Hoş karşılamak. Kabul etmek.

Confirmation : Gerçekleme. Kanıtlayıcı şey. Doğrulayıcı. Onama. Kiliseye kabul ayini. Kesinleştirme. Teyit. Doğrulama. Kanıt.

Completest : Eksiksiz. İyice. Tam. Bütün. Mükemmel. Tamamlanmış. Tamamı.

Concession : Taviz. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık. Coğrafya, gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Ayrıcalıklı alan. Bir devletin yabancı bir devlete ya da çok kez olduğu gibi bir ortaklığa, bir madeni arama, işletme ya da herhangi bir hizmeti görme konusunda belli bir bölgede, belli süre ve koşullarla tanıdığı özel izin. Ruhsat. İmtiyaz. Belli kamu işgörülerinin görülmesi amacıyla, kent yönetimince belli kişi, kuruluş ya da ortaklıklara verilen özel olur.

Affirms : Tasdik etmek. Beyan etmek. Tekrarlamak. Söz vermek. Doğrulamak. Bildirmek. Olumlamak. İddia etmek. Söylemek.

Exactly : Tam. Tam anlamıyla. Tamı tamına. Tıpatıp. Harfiyen. Kesin olarak. Tam olarak. Titizlikle. Aynen.

 

Okayed synonyms : furloughing, endorsement, acknowledges, assents, approved by, consent, confirms, acceptance bill, according to hoyle, assent, ok, done, accepts, certifies, attestations, acknowledging, accept, worn, day off, acception, approbations, okay, furloughed, concessions, entire, authorisation, acceptant, acceptancy, okays, say ditto, attestation, acquiescing, approbation.

Okayed zıt anlamlı kelimeler, Okayed kelime anlamı

New : Keşfedilmemiş. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Acemi. Turfanda. Yeni tarihli. Görülmemiş. Yeni olarak. Yaş. Taze. Yeni.

Unsatisfactory : Tatminkar değil. Tatmin edici olmayan. Kifayetsiz. Tatminkar olmayan. Umulduğu gibi olmayan. İstenildiği gibi olmayan. Sudan. Tatmin etmeyen. Yetersiz. Kafi gelmeyen.