Oklalı nedir, Oklalı ne demek

Oklalı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

İstanbul şehrinde, Çatalca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Kırklareli şehrinde, Lüleburgaz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Oklalı anlamı, tanımı

Okla : Oklava

Kırklareli : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Lüleburgaz : Kırklareli iline bağlı ilçelerden biri.

İstanbul : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Kırklar : Kırk kişilik evliya topluluğu.

Çatalca : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Nahiye : Bucak. Bölge.

 

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Çatal : İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Kırk : Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 40 ve XL rakamlarının adı. Dört kere on, otuz dokuzdan bir artık.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Lüle : Bükülmüş, dürülmüş şey. Tütün çubuğu, pipo, nargile vb.nin ucuna takılan, tütün konulan yuva. Su akan musluksuz boru.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Diğer dillerde Okkasiyonal parazit anlamı nedir?

İngilizce'de Okkasiyonal parazit ne demek ? : occasional parasite