Okul nedir, Okul ne demek

"Okul" ile ilgili cümle

  • "Ayça okulla ilgili bir şeyler anlatıyor, yarım yamalak duyuyorum." - A. Ümit
  • "Okul dağıldı."

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Bir bilim, felsefe ve sanat kolunda belirli nitelik ve özellikleri bulunan akım, biçim ve görüşe verilen ad.

Türlü bilgi, beceri ve alışkanlıkların belli amaçlara göre düzenli bir biçimde öğretildiği ve kazandırıldığı eğitim kurumu.

Öğrenci, öğretmen ve yöneticilerden oluşan eğitim topluluğu.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Tiyatroya yeni bir görüş, yeni bir anlayış ve heyecan getiren, bunları kurallara bağlayan çığırın kaynağı.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

Bir kentte doğmuş, orada yetişmiş ve çalışmış sanatçılar ailesi: Venedik okulu, Paris okulu gibi. a. bk. Barbizon Okulu, Venedik Okulu.

Bir büyük sanatçının işliğinde yetişmiş ya da yapıtlarından etkilenerek onun üslûp çemberine girmiş sanatçı ailesi. Örn. David okulu, Rembrandt okulu, Sinan okulu gibi.

Aynı eğilimi olan ve aynı amaçla savaşan sanatçılar topluluğu; izlenimciler okulu, artizlenimciler okulu gibi.

Edebi terim anlamı:

Sanatta, edebiyatta başka bir görüş, başka bir duyuş ve anlayış ile hareket ederek ve başka bir takım esaslar koyarak açılan çığır.

 

Tiyatro'daki terim anlamı:

Tiyatroda yeni bir görüş, başka bir duyuş, anlayış ve heyecan getiren ve bunları birtakım kurallara bağlayan çığır.

Bilimsel terim anlamı:

Anlayışları, görüşleri birbirine benzeyen, bir öğretiye dayanan sanatçıların oluşturdukları akım. bk. yazın okulu.

İngilizce'de Okul ne demek? Okul ingilizcesi nedir?:

school, scholl

Osmanlıca Okul ne demek? Okul Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mektep, meslek

Okul hakkında bilgiler

Okul, eğitim-öğretim verilen kurum ve bu faaliyetlerin gerçekleştirildiği tesisler. Okul sözcüğü çocuk ve gençlerin devam ettiği örgün eğitim kurumlarının yanı sıra tek bir alanda eğitim veren kurumlar ve bazı yüksek eğitim kurumları için de kullanılır: dans okulu, gazetecilik okulu, meslek yüksek okulu vb. gibi. Herhangi bir okulda eğitim alan kimselere öğrenci denir.

Okulda eğitim-öğretim veren kişiye öğretmen denir. İlk ve orta dereceli okullarda okulun idaresinden okul müdürü ve müdür yardımcıları sorumludur.

Okul sözcüğü Türkçe "okumak" kökünden, muhtemelen Fransızca école (ekol) sözcüğüne benzetilerek, serbest çağrışım yöntemiyle türetilmiştir. Fransızca école sözcüğünün kökeni Yunanca σχολή (skholế) kelimesidir ve "felsefe ve ders yeri" anlamına gelir. Türkçede Arapça kökenli mektep kelimesi de okul anlamında kullanılır.

 

Okul sadece bilimsel bilginin verildiği mekanlar değil aynı zamanda kültür, sanat, siyaset gibi öznel kaynaklı derslerin de verildiği eğitim kurumlarıdır.

Okul ile ilgili Cümleler

  • Ben küçük bir kızım, okula gitmiyorum, bana sandalet al, ben evleniyorum.
  • Okul 3.30'da bitti.
  • Okul 8 Nisanda başlar.
  • Ali okula sınıfındaki diğer öğrencilerden daha erken gelir genellikle.
  • Okul 10 Nisan'da başlıyor.
  • Ali okulda popülerdir.
  • Okul, 1650'de kuruldu.
  • Okul 8:30'da başlar.
  • Ali neden okuldan kovuldu?
  • Bu okulun yeni bir müdüre ihtiyacı var.
  • Okul 08:40'ta başlar.
  • Tom'la okulda tanıştım.
  • Eğer çalışmayacaksan okula gitmenin bir faydası yok.
  • Okul 3:30'da bitti.

Okul tanımı, anlamı:

Eğitim : Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

Öğretim : Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi. Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim.

Öğrenci : Özel ders alan kimse. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse. Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt.

Okuldan ayrılmak : Öğrenime son vermek.

Okulu asmak : Okuldan kaçmak, derslere girmemek.

Okul çocuğu : Öğrenci.

Okul kaçağı : Derslere girmeyip okul dışında vakit geçiren öğrenci, mektep kaçağı.

Okul kooperatifi : Okulda öğrencilerin kalem, defter, kitap, yiyecek vb. gereksinimlerini karşılayan kuruluş ve satış yeri.

Okul öncesi : Çocuğun okul çağına girmesinden önceki çağı. Bu çağla ilgili, bu çağa özgü.

Okul sonrası : Bu çağla ilgili, bu çağa özgü. Okul çağından sonraki çağ.

Okullar arası : Birçok okul ile ilgili olan.

Etkin okul : Eğitim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma imkânı sağlayan okul.

İlkokul : Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep.

Kardeş okul : Bir okulun, toplumsal ve kültürel bakımdan yardıma gereksinimi olduğunu belirleyip desteklediği, yardımlarda bulunduğu okul.

Karma okul : Karma eğitim uygulanan okul.

Ortaokul : Öğrencileri genel eğitim yoluyla bir yandan hayata, bir yandan da liseye hazırlayan, genellikle üç yıllık ortaöğretim okulu.

Özel okul : Devlet yönetiminden ayrı, mülkiyeti kişiye veya bir özel kuruluşa ait eğitim öğretim yeri.

Teknik okul : Öğrencileri teknik alanlarda yetiştiren okul.

Yüksekokul : Üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yükseköğretim kurumu, akademi.

Anaokulu : Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.

Halk okulu : Halk için gerekli olan bilgilerin verildiği okul.

Harp okulu : Türk Silahlı Kuvvetlerine subay yetiştiren yüksekokul, harbiye.

Hayat okulu : Yaşanılan çevre ve zamanda karşılaşılan olayların tümü.

Sanat okulu : Çeşitli iş kollarında veya sanat dallarında eğitim veren okul.

Şoför okulu : Sürücü kursu.

Yatılı bölge okulu : Yerleşim yerleri dağınık olan bölgelerde çocuklara eğitim ve öğretim olanağı sağlamak amacıyla belli bir merkezde yatılı ve gündüzlü açılmış olan eğitim kurumu.

Yaz okulu : Çocuk ve gençlerin belirli spor etkinliklerinde eğitilmelerinin ve iyi vakit geçirmelerinin sağlandığı yer. Yüksekokul veya üniversitelerde gerekli krediyi toplamak veya kalınan derslerin verilebilmesi amacıyla yaz mevsiminde açılan ders programı.

Okuldaş : Okul arkadaşı.

Okullaşma : Okullaşmak durumu.

Okullaşmak : Okul durumuna gelmek. Okul sayısı artmak.

Okullu : Bir okula devam eden kimse, öğrenci.

Okullu olmak : Okula yazılmak, öğrenime başlamak.

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Toplu : Topu olan. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Topunu, tamamını, bütününü içine alan.

Mektep : Okul.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Ekol : Bir bilim ve sanat kolunda ayrı nitelik ve özellikleri bulunan yöntem veya akım, okul.

Kurum : Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür.

Faaliyet : Çalışma. Canlılık, hareket. İşler durumda olma, etkinlik.

Okul dizgesi : Belli bir eğitim kurulu ya da özeksel bir yürütme organınca denetlenen ve yönetilen bütün okullardan oluşan örgüt.

Okul doktoru : Okul içinde sağlık önlemlerinin alınması; öğrenci, öğretmen, yönetici, memur ve hizmetlilerin sağlık durumlarının denetimi, bu kimseler hastalandıklarında bakımlarıyle görevli doktor.

Okul eğitimi : Okuma çağında bulunan kimselere öğretim kurumlarında verilen eğitim.

Okul filmi : Okulun eğitim ve öğretim etkinliklerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış olup öğretimde ya da eğitsel çalışmalarda bir ders aracı olarak kullanılan film. Belirli bir dersin öğretiminde yardımcı olmak amacıyla gerçekleştirilmiş öğretici film çeşidi.

Okul gezisi : Bir okulun öğrencilerinin topluca yaptıkları eğitsel ya da eğlendirici gezilere verilen ad.

Okul kitabı : Okullarda, belirli derslerin öğretiminde temel ya da yardımcı olarak kullanılan kitap.

Okul kitaplığı : Okulda derslerle ilgili ve genel kültürü arttırıcı her türlü yayının topluca saklandığı, özellikle öğretmen ve öğrenciler için yararlanmaya sunulduğu ya da ödünç verildiği yer. Ait olduğu okulun eğitim görüşü ile düzeyini göz önüne alarak çalışan kitaplık.

Okul mimarı : Okul binalarının yapımı ve geliştirilmesi konularında uzman olan mimar.

Okul mimarlığı : Okul binalarının büyüklüğü, eğitim ve öğretim bakımından görevselliği, ısıtma ve ışıklandırma durumu, güzelduyusal niteliği gibi sorunları inceleme ve uygulama konusu yapan mimarlık alanı.

Okul müzesi : Çevreden derlenen değerli tarih ve sanat eserleri ile derslere ilişkin birtakım gereç ve örneklerin de saklandığı, başta öğretmen ve öğrenciler olmak üzere ilgililerin gezme ve incelemelerine açık tutulan yer.

Diğer dillerde Okul anlamı nedir?

İngilizce'de Okul ne demek? : [Okul] n. school, college, academy, shop

Fransızca'da Okul : école [la]

Almanca'da Okul : n. Penne, Schule

Rusça'da Okul : n. школа (F), училище (N), студия (F)

adj. учебный, школьный