Okun nedir, Okun ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çağrı.

Okun ile ilgili Cümleler

  • Okunmayı hak eden bir kitap iki kere okunmayı hak eder.
  • Dört kere okundu.
  • Yazı dediğin okunaklı, söz dediğin dokunaklı olacak.
  • Tom'un el yazısı okunaksız.
  • Ona okunmayın. O benim.
  • Mutsuzluğu gözlerinden okunuyordu.
  • “Sen babasının gönlünü ettikten sonra kızın esamesi mi okunur bre usta!”
  • Karar okunduktan sonra Mustafa büyük bir rahatlama hissetti.
  • Tom'un el yazısı neredeyse okunaksız.
  • Altı okunmamış mesajın var.
  • El yazısı metin okunamıyor.
  • Batman yazılır Batman okunur.

Okun ile ilgili Atasözü veya Deyim

adı bile okunmamak : birine veya bir şeye hiç önem verilmemek.

esamesi okunmamak : kendisine değer verilmemek, adı anılmamak.

tozdan dumandan ferman okunmamak : ortalık çok karışık olmak.

Okun anlamı, tanımı

Bir okunuşlu : Yazılışları başka başka olduğu halde aynı şekilde okunan kelimelere denir: Fran. sain, saint, sein, ceint, seing gibi

Değişik okunuşlu : Bazı dillerde aynı harflerle yazıldığı halde çok türlü okunan (kelime).

Okun yasası : İşsizlik oranının doğal orandan sapması ile gerçekleşen reel gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel hasıladan sapması arasında ters yönlü bir ilişki olduğu ileri sürülen ve Arthur Okun tarafından geliştirilen yasa. Okun, ABD ekonomisine yönelik olarak yaptığı görgül çalışmada gerçekleşen gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel hasıladan % 1’den daha büyük olduğunda, işsizlik oranı doğal oranının % 0,3 altına düştüğü sonucuna ulaşmıştır.

 

Okunabilme : Okunabilmek işi.

Okunabilmek : Okunma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Okunacak yapıtlar : Yalnız okunmak üzere yazılan ve iyesinin özelliklerini taşıyan sözlü yapıtlar.

Okunak : Okul. Kitap.

Okunaklılık : Herhangi bir ortamdaki verilerin ya da çıktıların kolayca okunma niteliği.

Okuncak : Bir resmin, bir karikatürün altına yazılan yazı.

Okuncalık : Konusu gönül açıcı, uyumu tatlı koşuk.

Okuncu : Düğüne çağırmak için gönderilen armağan (şeker, mendil, terlik,mum ve benzerleri küçük şeyler.

Okunculuk : Düğüne çağırmak için gönderilen armağan (şeker, mendil, terlik,mum ve benzerleri küçük şeyler. Düğün çağrısı yapılan kimselere verilen çay şekeri, kibrit ve benzerleri küçük armağanlar.

Okundu : Küçük armağanlarla yapılan düğün çağrısı.

Okundu göndermek : Düğüne çağırmak.

Okunmuş : Sağlığa yararlı : O su okunmuştur belki faydasını görürsün.

Okuntucu : Düğüne çağrı yapan kişi.

Okunuk : Düğün ya da bir yere çağrılmış olan.

Okunuşu değişik : Bazı dillerde aynı harflerle yazıldığı halde başka başka okunan ve ayrı anlamı olan kelime.

Salt okunur bellek : İzlence komutlarıyla değiştirilmeyecek nitelikte kalıcı veri saklamak üzere geliştirilmiş, yalnızca okunmak üzere geliştirilmiş rasgele erişimli yarıiletken bellek. Salt okunur bellek özellikle mikroizlenceleri saklamada yazılır-okunur rasgele erişimli belleklerden daha ucuz bir ortam olarak kullanılır.

 

Sini okuntusu : Oğlan evinin kız evine gönderdiği sini içinde gelin giysilerinin eve gelişi nedeniyle konuklara şerbet sunma.

Okunaklı : Açık ve düzgün harflerle yazılmış, kolaylıkla okunabilen (yazı).

Okunaksız : Açık ve düzgün harflerle yazılmamış, kolaylıkla okunamayan (yazı).

Okunma : Okunmak işi.

Okunmak : Okuma işine konu olmak. Belli olmak, açıkça görünmek. Okunulmak. Davet edilmek, çağrılmak.

Okuntu : Küçük armağanlarla yapılmış olan düğün çağrısı.

Okunulma : Okunulmak işi.

Okunulmak : Okuma işi yapılmak.

Okunuş : Okunma işi.

Diğer dillerde Okumaya hazırlık etkinlikleri anlamı nedir?

İngilizce'de Okumaya hazırlık etkinlikleri ne demek ? : reading-readiness activities