Olağanüstü hal nedir, Olağanüstü hal ne demek

  • Sıkıyönetimden önce, sonra veya bundan tamamen bağımsız olarak kanunla belirtilen olağanüstü yetkilerin sivil yönetime verilmesi ve kullanılması durumu

"Olağanüstü hal" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu olağanüstü hâl ilan edebilir." - Anayasa

Olağanüstü hal hakkında bilgiler

Olağanüstü hâl, olağanüstü yönetim usullerinin uygulanmasını gerektiren doğal afet, tehlikeli salgın hastalık, ağır ekonomik bunalım, kamu düzenini ciddi biçimde bozan yaygın şiddet olayları gibi durumlar. Olağanüstü hâl rejimi yönetim makamlarının yetkisinin genişlemesi sonucunu yaratır. Belirli yaş aralıklarındaki vatandaşlar için çalışma yükümlülüğü, gerektiğinde para ve mal yükümlülüğü konulabilir. Olağanüstü hâl önlemlerinin ortak ve en tartışmalı yönleri ise yaygınlaştırılması ve genellikle bunlara karşı yargı yolunun kapalı olmasıdır.

Olağanüstü hal kısaca anlamı, tanımı:

Olağanüstü : Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade. Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade. Harikulade.

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

 

Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Sıkıyönetim : Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim, örfi idare.

Bundan : Bu nedenle.

Tamam : Eksiksiz. Evet. Tamamlanmış, bitmiş. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Bütün, tüm. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.

Bağımsız : Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse. Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Bağımsız milletvekili. Müstakil.

Kanun : Yasa. Geçerli olan kural. Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı.

Belirtilen : Tamlanan.

Sivil : Sivil polis. Üniforma veya özel giysi giymemiş olan (kimse). Asker sınıfından olmayan (kimse). Çıplak, çırılçıplak. Askerî olmayan. Özel bir biçimde olmayan, üniforma olmayan (giysi). Resmî olmayan giysi.

Uygulanma : Uygulanmak işi.