Omur osteomiyelitisi nedir, Omur osteomiyelitisi ne demek

Omur osteomiyelitisi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Omurların kimi irin yapıcı mikroorganizmalardan kaynaklanan enfeksiyona bağlı yangısı.

Omur osteomiyelitisi anlamı, kısaca tanımı

Osteom : Kemik dokusunun, sınırlı, bulunduğu bölgede dışa doğru çıkıntı oluşturan, nüks edebilen, iyicil kemik tümörü. Daha çok sığır, at ve köpeklerde alt çene, üst çene, burun sinüsleriyle baş ve yüz kemiklerinde görülür

Osteomiyelit : Osteomiyelitis.

Osteomiyelitis : Kemik iliği boşluğundan başlayan kemik yangısı, osteomiyelit.

Omur : Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri, fıkra.

Mikroorganizma : Mikroskopla görülebilen organizma.

Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.

Omurlar : Manisa kenti, Selendi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yapıcı : Yapan, oluşturan, ortaya çıkaran, meydana getiren. Yapı ustası. Önemli ve yararlı işler yapan. Olumlu.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

 

Yangı : Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

İrin : Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat.

Kimi : Birtakımı, bazısı, kimisi. Bazı.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Diğer dillerde Omur osteomiyelitisi anlamı nedir?

İngilizce'de Omur osteomiyelitisi ne demek ? : vertebral osteomyelitis