On good terms with türkçesi On good terms with nedir

  • İle iyi arkadaş.

On good terms with ile ilgili cümleler

English: Ali is on good terms with John.
Turkish: Ali John'la samimidir.

English: He is on good terms with Mr Brown.
Turkish: Bay Brown'la iyi geçinirler.

English: Ali and Mary are on good terms with each other.
Turkish: Ali ve Mary'nin birbirleri ile iyi ilişkileri vardır.

English: He is on good terms with his classmates.
Turkish: Sınıf arkadaşları ile iyi geçinir.

English: Are you on good terms with Tom?
Turkish: Tom'la aranız iyi mi?

On good terms with ingilizcede ne demek, On good terms with nerede nasıl kullanılır?

On : Çakırkeyif. Açık. E doğru. İle. Esnasında. Yönünde. Hazır. Devrede. Makbul. Giyilmiş.

Good : Uslu. Yararlı. İyi. Sağlam. Güzel. İyilik. Sağlığa yararlı. Menfaat. Çıkar. Hayırlı.

Terms : Vadeler. Samimiyet. Anlaşma koşulları. Şartlar (kontrata ait). Ara. Şartlar. Koşullar. Yakınlık. Ücret. Fiyat.

With : İle beraber. Li. İle. -lı. -e karşın. -la. İle ilgili. Yanına. Sayesinde. Beraberinde.

On good terms : Dostça. Arası iyi. Dostane. Arkadaşça. Arkadaş gibi.

Be on good terms with : Biriyle arası iyi olmak. Arası iyi olmak. Araları iyi olmak.

Come to terms with : (durumunu vb) kabullenmek. Kabullenmek. İle uğraşmak. Boyun eğmek. İle anlaşmak. Kabul etmek (durumu). Kabul etmek. İlgilenmek. Hesaplaşmak. Anlaşmaya varmak.

Be on good terms : Dost olmak.

Be on bad terms with : Araları kötü olmak. Araları açık olmak.