On the contrary türkçesi On the contrary nedir

On the contrary ile ilgili cümleler

English: I thought he was busy, but on the contrary he was idle.
Turkish: Onun meşgul olduğunu sanıyordum ama tam tersine boştaydı.

English: He's not lazy. On the contrary, I think he's a hard worker.
Turkish: O tembel değildir, tam tersine sıkı çalışan biri olduğunu düşünüyorum.

English: That picture doesn't seem ugly to me; on the contrary, I think it's rather beautiful.
Turkish: Bu resim çirkin görünmüyor, aksine bu resmin oldukça güzel olduğunu düşünüyorum.

English: Jale is not poor. On the contrary, she is quite rich.
Turkish: Jale fakir değildir. Aksine, o oldukça zengindir.

English: War doesn't bring on peace; on the contrary, it brings pains and grief on both sides.
Turkish: Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o acı ve keder getirir.

On the contrary ingilizcede ne demek, On the contrary nerede nasıl kullanılır?

On : Yanmak. De. İle. Makbul. Giyilmiş. Hazır. Yönünde. E doğru. Üzerinde.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

 

Contrary : Huysuz. Uymayan. Aykırı. Çelişik. Karşıt olan şey. Muhalif. Ters. Zıt. Tersine. Aksi.

On the air : Radyoda. Ünalgıda yayınlanmakta. Yayında. Radyo tv yayında.

On the alert : Tetikte. Hazırlıklı. Teyakkuz halinde. Alarm durumunda. Uyanık.

On the breadline : Çok yoksul.

On the cheap side : Oldukça ucuz.

On the cuff : Veresiye.

On the cheap : Çok ucuza. Düşük fiyatla. Ucuz olarak. Ucuza. Sudan ucuza.

On the beam : Tam. Doğru yönde. Doğru. Doğru fikirli. Doğru yolda.

İngilizce On the contrary Türkçe anlamı, On the contrary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the contrary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Polar : Rehber. Ucaylı. Kutup. Su gibi üzerinde pozitif veya negatif yük taşıyan suda çözünen moleküller veya gruplar. Kutuplarla ilgili. Ucaysal. Kutupsal. Kutuplu. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

In comparison with : İle kıyasladığında. Oranla. -e karşın. İle karşılaştırılacak olursa. -e nazaran. Nispeten. Nazaran. -e göre. Nin aksine. Kıyasla.

Over against : Bunun karşılığında. Karşı karşıya. Karşısında. Buna karşın.

Antipodean : Tam zıt tarafta olan. Taban tabana zıddı.

 

To the contrary : Rağmen. -e rağmen.

Else : Yoksa. Başka. Yahut. Daha. Başka türlü. Ayrıca. Başkaca. Daha başka. Başka zaman.

In contradistinction for : Farklı olarak.

Failing this : Olmadığı takdirde. Olmazsa.

Just the contrary : Tamamen zıt olan.

Backwardly : Gecikmiş bir şekilde. Azalan bir şekilde. Çekingen bir şekilde. Yavaş kavrayan bir halde. İsteksizce. Geç kalmış bir halde. Arkaya doğru. Gerileyen bir şekilde. Geriye doğru bir biçimde.

On the contrary synonyms : the direct opposite, or else, crisscross, contrary, backward, contra, in return, contrarily, otherwise, if anything, instead, against the grain, just the opposite, antipodal, at variance, anything but, antipodeans, rather, by contrast with, exact opposite, athwart, backwards, in contradiction, contrariwise, crossways, contrary to, conversely, contras, in contrast with, far from it, the very opposite, counter to, if not.