Onset türkçesi Onset nedir

Onset ingilizcede ne demek, Onset nerede nasıl kullanılır?

Maturity onset diabetes mellitus : İnsüline bağımlı olmayan şeker hastalığı. İnsüline bağımlı olmayan diyabet. Erişkin tipi şeker hastalığı.

Onsets : Başlama. Hücum. Hece başlangıcı. Hamle. Başlangıç. İlk saldırı. Saldırı.

Moonset : Ayın batışı.

Moonsets : Ayın batışı.

Quonset hut : Çelik baraka. Quonset barakası. Hutnissen barakası. Oluklu sactan inşa edilmiş prefabrik baraka. Kuonset barakası. Baraka.

Acceleration response : İvmelenme tepkisi.

Alphonse mucha : Çek art nouveau ressamı. Alfons maria mucha (1860-1939).

Alfonse : Bir erkek adı.

Alarm response : Fizyolojik baskılar sonucu organizmada bir seri tepkinin başlaması ve böbrek üstü bezinin korteksinden kortikosteroit hormonların fazla ve dengesiz salgılanması durumu. Alarm cevabı.

Allergic response : Alerjik tepki. Vücuda alınan ilaç veya metabolitlerinin proteinlerle birleşerek antijenik bir özellik kazanmalarından sonra aynı ilacın tekrar alınması durumunda ortaya çıkan immün aracılı aşırı duyarlılık durumu. Alerjik reaksiyon. Alerjik cevap.

İngilizce Onset Türkçe anlamı, Onset eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Onset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Da capo : Baştan başlamak (müzikle ilgili talimat).

Inbreak : Akın. Baskın. Tecavüz. Zorla girme.

Operation : Tatbikat. İş. Etkinlik. İşleyiş. Operasyon. Kullanma. Bir işi sonuçlandırmak için gereken evrelerden geçirme eylemi. Harekat. İşleme tarzı. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Inceptions : Fikir aşılama.

Offensive : Ofansif. Saldırıyla ilgili. Saldıran. Sürekli saldırı. Saldırgan. Spor ofansif. Hatır kırıcı. İğrenç. Pis.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Invasions : Tecavüz. İstila. Kriz. İhlal. Düşman istilası. Akın. Nöbet.

Aggression : Çatışma. Nedensiz kavga. Tecavüz. İhlal. Saldırganlık. Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. agregasyon. Taarruz. Saldırma.

Big bang : Büyük patlama. 1986 eylül'ünde londra sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi için kullanılan terim.

Onset synonyms : banzai charge, diversionary attack, banzai attack, ground attack, beginng, broadside, inceptive, blitzkrieg, attack, brunts, lunged, irruption, blitz, inchoation, onfall, doorway, conceptions, aggressions, military operation, fire, anlage, assailment, inception, initation, act of assault, onslaughts, countermove, bombardment, cradles, surprise attack, birth, beginning, initialisations.

Onset ingilizce tanımı, definition of Onset

Onset kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An attack. A rushing or setting upon. A storming. To assault. Especially, the assault of an army. To set upon. An assault.