Onur nedir, Onur ne demek

Onur; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Onur" ile ilgili cümle

  • "Çokbilmiş görünmek, onuruna toz kondurmak istemez." - T. Buğra

Yerel Türkçe anlamı:

Kibir, çalım.

Felsefi anlamı:

İnsanın, duyan, düşünen ve özgür bir varlık olarak taşıdığı değer, insan olarak insanın değeri. // Kant'a göre onurlu bir varlık olması dolayısıyle insan hiç bir zaman bir araç olarak kullanılmamalıdır.

Hukuki terim anlamı:

şeref, haysiyyet.

Sosyoloji'deki anlamı:

Toplumun saygıya değer saydığı şeyleri korumayı, beslemeyi ve geliştirmeyi gerektiren, doğru ve aktöreli olmayı zorunlu kılan tarihsel nitelikli bir aktöre ulamı.

Onur isminin anlamı, Onur ne demek:

Erkek ismi olarak; İnsanın kendine karşı duyduğu saygı. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı değer, şeref. Kız ismi olarak; İnsanın kendine karşı duyduğu saygı. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı değer, şeref.

Bilimsel terim anlamı:

(Mc. Dougau) Öz varlığını güzelleştirip yüceltme duygusu.

İngilizce'de Onur ne demek? Onur ingilizcesi nedir?:

dignity, self-regard, honour

 

Onur anlamı, tanımı:

Onur duymak : Onurlanmak.

Onuruna dokunmak : Birinin gururunu, haysiyetini incitmek.

Onuruna yedirememek : Bir kimse, kendine duyduğu saygıyla bağdaşmayan ve onur kırıcı olay veya davranışlar karşısında tepkide bulunmak, kendine yedirememek.

Onurunu okşamak : Kişiliğini yüceltecek sözler söylemek veya davranışlarda bulunmak.

Onur belgesi : Şeref belgesi.

Onur kıtası : Tören birliği.

Onur kurulu : Bir kuruluş veya derneğin üyeleri arasında çıkan onur davalarını gören veya bu kuruluş veya derneğin ilkelerine aykırı davranan üyelerin bu davranışlarını inceleyip karara bağlayan kurul, haysiyet divanı.

Onur üyesi : Bir kuruluş veya derneğe kişiliği ile onur katacağı düşünülerek seçilen kimse, şeref üyesi.

Onurlandırma : Onurlandırmak işi.

Onurlandırmak : Kendisine saygı duyulan bir kimse, bir yere gelerek oradakileri mutlu etmek, onur kazandırmak, onurunu artırmak, şereflendirmek, şeref vermek.

Onurlanma : Onurlanmak işi, şereflenme, teşerrüf.

Onurlanmak : Onur duymak, şereflenmek, teşerrüf etmek.

Onurlu : Onuru olan veya onurunu üstün tutan, şerefli, gururlu.

Onursal : Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen, fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. unvan).

Onursal başkan : Bir kuruluşa onur vermek için sorumluluğu veya yetkisi olmadan başkan seçilen kimse.

 

Onursuz : Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz.

Onursuzluk : Onursuz olma durumu, şerefsizlik.

Onuruna vermek : Birine saygı göstermek için yemek, toplantı vb. ağırlamada bulunmak.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Saygı : Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram. Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.

Şeref : Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur. Toplumca benimsenmiş iyi şöhret.

Haysiyet : Değer, saygınlık, itibar. Öz saygı.

İzzetinefis : Öz saygı. Kişinin kendine verdiği değer.

Saygın : Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber.

Kişisel : Kişi ile ilgili, kişiye ilişkin, kişinin kendi malı olan, şahsi, zatî.

Onur bölmesi : Tiyatrolarda önemli kişiler için yapılmış özel bölmeli seyir yeri.

Onur kupası yarışı : Çoğunlukla, çifteker sporuna emeği geçmiş ya da yurda herhangi bir yolda yararlı olmuş kişileri anma ve yaşatma amacıyla düzenlenen çeşitli yarışlar.

Onur kurulu genel toplantısı : Okullarda öğrenciliğe yakışmayan davranışları incelemek ve bunların düzeltilmesi için alınması gereken önlemler üzerinde önerilerde bulunmak amacıyla sınıf temsilcilerinden oluşan kurul.

Onurad : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Onuruyla tanınmış kimse.

Onural : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; “Şan ve şeref kazan” anlamında kullanılan bir ad.”

Onuralp : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Onuruyla tanınmış yiğit.

Onurcak : Göğüse takılan süslü parça.

Onurga : Düz arazide uzunlamasına olan tepecik. Çatının en yüksek yerini köşelere bağlayan yatay direkler. Bel kemiği, amudu fıkari, omurga.

Onurga iliği : Mürdar ilik.

Onurgu : Vücuttaki içi sertleşmiş şiş. Ağaçların gövde ve dallarında hastalık niteliğindeki yumru.

Onur ile ilgili Cümleler

  • Onur ve ölüm arasında bir seçim yapmalısın.
  • Onur kazanılmamalı; o sadece kaybedilmemeli.
  • Onur hak ettiğimden daha fazlasıdır.
  • Onunla tanışmış olmak büyük bir onur.
  • Ben onurluyum.
  • Ailemin onurunu kırdım.
  • Ben onurlu hissediyorum.
  • Onur duyardım.
  • Onur sahip olduğumuz en değerli şey.
  • Onur olmadan, zaferin içi boştur.
  • Bu büyük bir onur.
  • Onur duymuyor musun?
  • Onu onurlandırıyorum.
  • Utanç içinde yaşamaktansa onurlu ölmek daha iyidir.

Diğer dillerde Onur anlamı nedir?

İngilizce'de Onur ne demek? : [Onur Air] n. pride, self respect, honor, honour [Brit.], amour propre, self esteem, face

Fransızca'da Onur : honneur [le], amour-propre [le], dignité [la]

Almanca'da Onur : n. Ehre, Ehrenhaftigkeit, Würde

Rusça'da Onur : n. достоинство (N), честь (F), самолюбие (N), амбиция (F), почет (M)