Organisma türkçesi Organisma nedir

  • Organisma.

Organisma ingilizcede ne demek, Organisma nerede nasıl kullanılır?

Organismal : Organizma ile ilgili. Canlı vücutla ilgili.

Aerobe organism : Ancak oksijenli ortamda yaşayabilen organizma. Aerob organizma. Aerobik organizma.

Aquatic organism : Sucul organizma. Suda yaşayan organizmalar.

Auxotroph organism : Belli bir maddeyi kendisi sentezleyemediği için, besinde o maddeye ihtiyaç duyan herhangi bir organizma. Oksotrof organizma.

Endophytic organism : Endofitik organizma. Bir bitkinin dokuları arasında veya hücrelerinde bulunan organizma.

Organism : Yaşamsal işlevlerini devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. Oluşum. Örgenlik. Ayrı ayrı organlar ile hayali olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. Organizma. Uzviyet. Örgüt. Yapı. Canlı varlık.

Poikilosmotic organisms : Poikilozmotik canlılar. Yaşadığı ortamda devamlı olarak ozmotik denge halinde olan organizmalar.

Organismic : Organizmal. Organizmaya ait. Canlı vücutla ilgili. Organizma ile ilgili.

Organisms : Vücut. Yapı. Canlı varlık. Organizma. Örgüt.

Indicator organism : Belirteç organizma. İndikatör organizma. Bazı durumlara karşı duyarlılık göstererek veya cevap oluşturarak o durumlar hakkında ipucu veren organizmalar, indikatör organizma, biyoindikatör. Bitki ya da hayvansal organizmaların, çevrelerindeki yararlı ya da zararlı madde karışımlarından birine karşı en duyarlı olanı. biyoindikatör.

 

İngilizce Organisma Türkçe anlamı, Organisma eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Organisma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tissue : Kağıt peçete. Nesiç. Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, ortak yapı ve işleve sahip hücreler grubunun oluşturdukları yapı. Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer hücre topluluklarının hücreler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. epitel, bağ, kas, sinir dokusu gibi. Tuvalet kağıdı. Doku. Dokuma. Ağ. Kopya kağıdı.

Diploid : Diploit. Eş kalıtsal. Aynı kromozom takımından iki tane kapsayan hücre veya birey. Diployid. Çift. Yarısı anneden yarısı babadan gelen o türe has kromozom hücresi. Çoğu yüksek organizmaların somatik hücrelerinde olduğu üzere, her bir kromozomdan iki adet olması durumu. birbirinin aynısı halindeki çift kromozom setine sahip olan hücre. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İki katlı. İkikatlamh.

Cross : Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Kesiştirmek. Geçişmek. İkili te. Geçirmek. Kızgın. Çarpı. Karşıt. Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Çaprazlama.

Mutation : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı. Mutasyon. Dönüşüm. Dönüşme. Değişme. Genomik dna dizilerinde kendiliğinden ya da ışın, kimyasal maddeler gibi etkenler sebebiyle meydana gelen herhangi bir değişiklik. Değişi. Değişim. Gen değişimi. Değişinim.

 

Heterotroph : Enerjisini dışardan üretilmiş organik bileşimlerden alan organizma (biyoloji terimi). Heterotrof. Yan beslek. Dış beslek. Karbon ve azot kaynağı olarak organik maddeleri kullanabilen herhangi bir organizma. Karbon ve azot kaynağı olarak organik maddeleri kullanabilen herhangi bir organizma. biyosentezde fotoheterotroflar birincil enerji kaynağı olarak güneş ışığını kullanırlar (bazı bakteriler ve kamçılılar gibi), kemoheterotroflar ise kimyasal reaksiyonlardan açığa çıkan enerjiyi kullanırlar (bütün hayvanlar, mantarlar, bakterilerin çoğu ve bazı parazit bitkiler gibi). Dışbeslek. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kendi besinini üretemediği için, gerekli organik maddeleri dışardan almak zorunda olan organizma. Yanbeslek.

Eukaryote : Zarla çevrili gerçek çekirdeği bulunan. Kromozomlu hücre çekirdeği ve organelleri olan hücrelerden meydana gelen organizma (bakteriler ve diğer çok ilkel yaşam formları haricindeki tüm hücrelilerin özelliği). Ökaryot. Ökaryot hücre. Bitki, hayvan, mantar ve protozoon gibi çekirdeği etrafında zar bulunan, kromozomlar ve hücre içi organellerden meydana gelmiş bir hücreli veya çok hücreli bir organizma.

Fauna : Hayvanların yaşadığı bölge. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Hayvanat. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Direy. Hayvan topluluğu. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fauna. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Doğay.

Vocalizer : İfade eden. Şarkıcı. (amerikan ingilizcesi) sesleştiren. Sese dönüştüren. Dillendiren. Okuyucu (vocaliser olarak da yazılır). Vokalist. Konuşan.

Mesh : Birbirine geçirmek (çark dişlerini). İç içe geçmek. Uymak. Tuzağa düşürmek. Geniş fıtıkların ve doku defeklerinin kapatılmasında kullanılan rezorbe olan veya olamayan sentetik materyallerin genel adı. Birleşmek. Ağ ipliği veya ağ yapımında kullanılan başka bir materyalle çevrilmiş düzenli bir açıklık. (çark dişleri) birbirine geçmek. Göz. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Fungus : Mantar. Küf mantarı. Fungus. Mikroskobik ya da makroskobik olan parazit, saprofit ya da simbiyoz olarak yaşayan, klorofilsiz, diğer canlılar için zehirli ya da zehirsiz olan canlı yapı. Mikroskopik veya makroskopik olan parazit, saprfit veya simbiyoz olarak yaşayan, klorofilsiz, zehirli veya zehirsiz olan canlı yapı. Mantar hastalığı. Fongus. Şapkalı mantar. Sakal. Küf.

Organisma synonyms : plant life, animalculum, saprophytic organism, postdiluvian, congenator, animate being, animate thing, saprobe, katharobe, eucaryote, heteroploid, micro organism, nonvascular organism, clon, stander, myrmecophile, body part, polyploid, throwback, prokaryote, creature, set up, arrange, aerobe, zooid, animalcule, parasite, atavist, native, animal, mortal, benthos, beast.

Organisma zıt anlamlı kelimeler, Organisma kelime anlamı

Prokaryote : Prokaryot. Belirgin bir çekirdeği olmayan hücreli organizma.

Eukaryote : Ökaryot hücre. Kromozomlu hücre çekirdeği ve organelleri olan hücrelerden meydana gelen organizma (bakteriler ve diğer çok ilkel yaşam formları haricindeki tüm hücrelilerin özelliği). Ökaryot. Zarla çevrili gerçek çekirdeği bulunan. Bitki, hayvan, mantar ve protozoon gibi çekirdeği etrafında zar bulunan, kromozomlar ve hücre içi organellerden meydana gelmiş bir hücreli veya çok hücreli bir organizma.

Parasite : Sığıntı. Bir canlının içinde veya üzerinde, sürekli ya da geçici olarak besin ve yer sağlama amacıyla yaşayan başka canlı; ekti, yelmeşik, parazit. Bir canlının içinde veya üzerinde sürekli veya geçici olarak besin ve yer sağlamak amacıyla yaşayan diğer canlı organizma, parazit. Canlı bir organizmanın üzerinde veya içerisinde organizmanın zararına yaşayan bitki veya hayvan, asalak. insanların, hayvanların ve bitkilerin üzerinde veya içerisinde bu canlıların aleyhine yaşayan canlılar. kimi yazarlar bakteri ve virüsleri da parazit olarak ifade etmektedirler. bakışımlı ikizlerden eksik gelişen ve daha küçük kalmış yavru, dölüt içinde dölüt. normal gelişim gösteren ikize sıkı bir biçimde yapışmış ve normal yavrunun içine girmiş olarak bulunur. Parazit ses. Konuk. Parazit. Başka bir organizmanın içinde ve üzerinde, kendisine besin ve barınak temini için kendi yararına fakat o organizmaya zarar vererek yaşayan canlı. parazit. Lüpçü. Tufeyli.

Organisma antonyms : stander, host, sitter, disarrange.