Organology türkçesi Organology nedir

  • Canlı varlıkların organ yapısı ve fonksiyonu ile ilgili olan bilim dalı (biyoloji terimi).
  • Organ bilim.
  • Organoloji.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bitki ve hayvanlarda organları inceleyen bilim dalı.
  • Organbilimi.

Organology ingilizcede ne demek, Organology nerede nasıl kullanılır?

Organological : Organolojik. Organolojiye ait veya onunla ilgili. Canlı varlıkların organ yapısı ve fonksiyonu ile ilgili olan bilime ait.

Organoleptic : Cisimlerin duyu organlarını uyarıcı özelliği. Organoleptik. Duyusal.

Organoleptic analyse : Duyusal analiz. Organoleptik analiz.

Organogenesis : Organların oluşması ve gelişmesi. Embriyo gelişiminde organ ve sistemlerin oluşmaya başladığı dönem. Organojenez. Organların kökeni ve gelişimi ile ilgi olan (biyoloji terimi). Embriyoda organ ve organ sistemlerinin oluşması. Organogenez. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organ üremesi.

Organogenic : Organogeneze ait. Organların kökeni ve gelişimi ile ilgi olan (biyoloji terimi). Organdan kaynaklanan.

Organometallic : Organometal. Metal içeren organik bileşiklere ait (kimya). Organik metalli. Organometalik.

Organomegaly : Organomegali.

Organophosphate : Organofosfat.

Organography : Organografi. Canlıların organlarını tanımlama. Organ tanımı.

Organoid : Kılgana benzeyen. Organoit. Organa benzeyen.

 

İngilizce Organology Türkçe anlamı, Organology eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Organology ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Astrophysics : Uzaydaki öğecik ve özdeciklerin izgelerini fiziksel olarak inceleyen, gök cismi görüntülerini ana fizik yasaları ile açıklamaya çalışan bilim dalı. Astrofizik. Yıldızların ışığını inceleyen, fizik yapılarını araştıran bilim kolu. Gök fiziği. Gök doğabilimi. Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Gökfiziği. Uzaydaki özdecik ve öğeciklerden gelen izgelerin çözümlemesine dayanarak, gökcisimlerinin doğabilimsel özelliklerini inceleyen gökbilim dalı.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Natural philosophy : Doğa ve fiziki evren bilimi. Doğa felsefesi. Tabiat bilgisi. Fen.

Physics : Eğitim, fizik alanlarında kullanılır. Fiziksel. Fizik. Öğrencilere fizik biliminin temel ilkelerini kavratmak, doğa olaylarının niteliğini anlatarak doğanın daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak, yurdumuzun enerji ve zenginlik kaynaklarını tanıtmak ve birtakım teknik bilgi ve becerilerin günlük hayat sorunlarının çözümünde nasıl kullanılacağını açıklamak amacıyla orta dereceli okullar ile kimi yüksek okullarda okutulan ders. Doğabilim. Özdek, erke ve bunların karşılıklı etkileşimlerini inceleyen bilim dalı. Fizik (bilim).

Earth science : Yerbilim. Yer bilimleri. Dünya bilimi. Yeryüzü incelemeleriyle ilgilenen bilimler (coğrafya, denizbilim, vs.).

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Organology synonyms : solar physics, abramis zone, a protein, a chromosome, acacia, astrodynamics, hydrography, astronomy, abductor muscle, abacus bodies, radio astronomy, aardvarks, abiotic factor, oceanography, selenology, aardwolf, astrometry, celestial mechanics, a site.

Organology ingilizce tanımı, definition of Organology

Organology kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The science of organs or of anything considered as an organic structure.