Orographic rain türkçesi Orographic rain nedir

  • Yükselti yağmuru.
  • Özellikle denizden gelen nemle yüklü rüzgarların yüksek dağ sıralarını aşarken çokça soğumaları nedeniyle oluşan yağışlar.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Engebe yağmuru.
  • Orografik yağmur.

Orographic rain ingilizcede ne demek, Orographic rain nerede nasıl kullanılır?

Orographic : Orografik.

Rain : Yağmur. Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık. Yağdırmak. İklim olayının en önemli etkenlerinden biri; havayuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı. Şakır şakır akmak. Coğrafya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yağmur yağmak. Yağmuruna tutmak. Yağmur gibi boşanmak. Yağış.

Accommodation train : Her istasyonda duran tren. Dilenci katarı. Birçok istasyonda duran yolcu treni.

Acid rain : Kükürt oksit ve azot oksit gazlarıyla kirlenmiş atmosferlerde yağmur damlalarının bu maddelerle reaksiyonu sonucu oluşan ve ph değeri 7.0 ‘ın altında olan yağışlar. Asit yağmuru. Ph değeri 5’in altında olan yağmur. Veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Addle brain : Beyinsiz. Kuş beyinli.

Addlebrain : Beyinsiz. Geç anlayan ya da aptal kimse. Kuş beyinli.

 

İngilizce Orographic rain Türkçe anlamı, Orographic rain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orographic rain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Alluvial deposit : Alüvyon. Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

 

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Orographic rain synonyms : abrasion platform, altimetric profile, afforestation, agricultural co operative, agricultural production, air route.