Osmotaxis türkçesi Osmotaxis nedir

  • Ozmotaksi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Ozmotik basınçtaki değişmeye cevap.
  • Ozmotik basınca yönelme veya hareket etme.
  • Osmotaksi.

Osmotaxis ingilizcede ne demek, Osmotaxis nerede nasıl kullanılır?

Osmotherapy : Damardan hipertonik solüsyon verilerek yapılan tedavi. Damardan serum verilerek yapılan tedavi. Osmoterapi. Ozmoterapi.

Osmotic : Ozmotik. Geçişim. Geçişmeli. Geçişim (ile ilgili). Geçişimsel. Ozmozun doğasına katılan. Osmotik. Geçişen. Osmoza ait.

Osmotic lysis : Seyreltik bir çözeltiye yerleştirilen hücrenin parçalanması. Ozmotik parçalanma.

Osmotic pressure : Osmoz basıncı. Çözeltinin saf bir çözücüye geçişi ile yarı geçirgen bir zar üzerine verilen basınç. Ozmotik basınç. Geçişim basıncı. Düşük yoğunluktaki bir çözeltiden yüksek yoğunluktaki bir çözeltiye ozmozla su ya da diğer bir çözücünün girmesiyle meydana gelen basınç. Osmotik basınç. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yarı geçirgen bir zarla ayrılmış, bir tarafında su diğer tarafında herhangi bir çözelti bulunan bir kaptan oluşan sistemde, buhar basıncı yüksek suyun düşük olan tarafa olan söz konusu geçişi engellemek için uygulanan basınç. Ozmoz sırasında zardan geçemeyen taneciklerin zara yaptıkları basınç. Geçişimsel basınç.

 

Osmotic regulation : Ozmoregülasyon. Sularda yaşayan bazı türlerin ozmotik basınçlarını çevrenin, ozmotik basıncına bağlı olmadan ayarlayabilmeleri.

Endosmotic : Of endosmosis. Düşük yoğunluklu bir yerden yüksek yoğunluklu bir yere bir maddenin hareketi ile alakalı (fiziksel kimya). Bir hücrenin hücre zarı dışından hücre içine doğru olan ozmosla (geçirgenlik) alakalı (biyoloji terimi). Endosmosise ilişkin. Endozmotik.

Osmotolerant : Ozmotolerant. Daha çok mayalar için kullanılan, yüksek şeker konsantrasyonuna dayanıklı mikroorganizmalar için kullanılan terim.

Osmotic value : Belirli bir yoğunluğu olan herhangi bir eriyiğin saf suyla teması halinde saf suyu emebilmesi bakımından aktif olan değeri. Belirli bir yoğunluğu olan herhangi bir eriyiğin saf su ile teması halinde saf suyu emebilmesi bakımından aktif olan değeri. Ozmotik değer.

Chemosmotic : Chemosmosis'le (bir zar üzerinden maddeler arasındaki kimyasal aktivite) alakalı.

Chemiosmotic coupling : Ozmotik yoğunluğa bağlı olarak hidrojen iyonlarının mitokondri zarını geçerek atp sentezlenmesini sağlaması. Kemiozmotik bağlanma.

İngilizce Osmotaxis Türkçe anlamı, Osmotaxis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Osmotaxis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvark : Yerdomuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.

Acacia : Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Osmotaxis synonyms : a protein, abductor muscle, abo blood groups system, aardwolf, abambulacral area, abacus bodies.