Otolith türkçesi Otolith nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Denge taşı.
  • İşitme taşı.
  • Kulaktaşı.
  • Denge sağlama ile ilgili bitki veya hayvan hücrelerinde bulunan granül (biyoloji terimi).
  • Otolit.
  • Kulak taşı.
  • Statolit.

Otolith ile ilgili cümleler

English: Photolithography is used to make integrated circuits.
Turkish: Fotolitografi entegre devreler yapmak için kullanılır.

Otolith ingilizcede ne demek, Otolith nerede nasıl kullanılır?

Otolith organ : Balıklarda denge taşı (otolit) ile duygu hücrelerini kapsayan yapı. İç kulakta, denge taşı ve duyu hücrelerini kapsayan organ. Otolit organ.

Otolithiasis : Otolitiyazis. Orta kulakta taş oluşması.

Otolithic : Otolitik. Kulak taşı gibi. Bitki ve hayvan hücrelerinde bulunan denge sağlayıcı granül.

Otoliths : Statolit. Balığın işitmesini ve sesin dengelenmesini sağlayan kulaktaki üç kemik. Otolit. Denge sağlama ile ilgili bitki veya hayvan hücrelerinde bulunan granül (biyoloji terimi).

Photolithograph : Fotolitograf.

Otologically : Otolojik olarak. Otolojik bakımdan (kulak ve kulak hastalıklarının yapı ve fonksiyonunun incelenmesi ile ilgili herşey).

Otolaryngologists : Kulak-burun-boğaz uzmanı. Kulak burun boğaz uzmanı. Otolaringolojist.

Otologic : Otolojiye ait. Kulak ve kulak hastalıklarının yapı ve fonksiyonunun incelenmesine ait.

 

Otolaryngologist : Boğaz uzmanı. Otolaringolojist. Kulak burun boğaz uzmanı. Kulak-burun-boğaz uzmanı. Kulak. Burun.

Statotolith : Statolit. Denge taşı. Otolit.

İngilizce Otolith Türkçe anlamı, Otolith eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Otolith ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Calculus : Bir hesaplama yöntemi. Yüksek matematik. Kalkulus. Hesap. İşlence. Çakıl taşı, ufak yuvarlak taş. idrar veya safra kesesinde oluşan taşlar. Taş (böbrek vb). Değişkenler hesabı. Taş. Analiz.

Abaxial : Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Aks kemiği dışında.

 

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdomen : Karın. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Otolith synonyms : statotolith, otoliths, a c deformity, abattoir, statolith, concretion, stone, earstone, a clay, a amplitude mod, a band, abdominal pain, abamectin.

Otolith ingilizce tanımı, definition of Otolith

Otolith kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An ear stone. Collectively, the otoliths are called ear sand and otoconite. One of the small bones or particles of calcareous or other hard substance in the internal ear of vertebrates, and in the auditory organs of many invertebrates.