Out of türkçesi Out of nedir

  • -in dışında.
  • Dışına.
  • Arasından.
  • -den uzak.
  • -siz.
  • -sız.
  • -dan.
  • -den yapılmış.
  • -den dışarı.
  • -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak).
  • Dışında.

Out of ile ilgili cümleler

English: A bee flew out of the window.
Turkish: Bir arı pencereden dışarı uçtu.

English: A cat dashed out of the room.
Turkish: Bir kedi odadan dışarıya hızla koştu.

English: A fish leaped out of the water.
Turkish: Bir balık suyun dışına fırladı.

English: A coin dropped out of his pocket.
Turkish: Onun cebinden madeni para düştü.

English: A big animal broke out of the zoo.
Turkish: Büyük bir hayvan, hayvanat bahçesinden kaçtı.

Out of ingilizcede ne demek, Out of nerede nasıl kullanılır?

Out : Yanmak. Kovmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Çıkarmak. Ortaya çıkmak. Nakavt etmek. Çıkış. Kendini belli etmek. Meydana çıkmak.

Of : -den. Hakkında. Yüzünden. -li. In. -nin. -den övünerek bahsetmek. Nin. -dan. -in.

Out of action : Kullanım dışı. Sakatlanmış. Çalışmaz halde. İşlemeyecek hale gelmiş. Kullanımdan çıkarılmış. Kullanılmaz halde. Saf dışı (oyuncu veya asker).

Out of agenda : Gündem dışı.

Out of balance : Dengesiz. Düzensiz. Denksiz. Balanssız.

Out of band signaling : Bantdışı imleşim.

Out of band radiation : Bant dışı ışınım.

 

İngilizce Out of Türkçe anlamı, Out of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Out of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Off : Öldürmek. Kalkmak. Çıkarmak. Başlangıç. Kapalı. Baş. Azalmak. İndirmek.

Other than : -den başka. Haricinde. Gayri. Hariç. Başka. Bunların dışında.

Excepts : Ayırmak. Hariç tutmak. Dışlamak. Dışında tutmak. İtiraz etmek. Haricinde. Karşı çıkmak. Saymamak. Hariç.

Bar : Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Önünü kesmek. İzin vermemek. Kapatmak. Çizgi yapmak. Sürgülemek. Parmaklık. Hariç. Hoşlanmamak.

Exo : Dışından. Ekzo. Dış.

Made : Başarıdan emin. Tam uyan. Garantili. Yapma. Yapılı. Yapılmış. Üretilmiş. Mamul. Tamamen uygun.

Excluding : Dışta tutulan. Rnüstesna. -den başka. Dışlama. Hariç. Hariç olmak üzere.

From : -den bu yana. Den beri. Den. Ürünün yapıldığı malzemeyi gösterir. -den. Yüzünden. Beri. İtibaren. -den beri.

Dehors : Dışarı. Dışarda. İlgili olmayan. Haricinde.

Of : -li. Den. -den övünerek bahsetmek. -in. Hakkında. Li. -den. Nin. -nin.

Out of synonyms : void of, far, exclusive of, bereft, outside, excepting, short of, made of, from among, thru, beside, removed from, ex ante, besides, on the outside of, from between, apart from, without, ex, through, withouts, thro, lacking, past, barring, except that, bare of, with the exception of, free from, except.