Outcastes türkçesi Outcastes nedir

  • Kendi kastından ayrılmış olan kimse (hindistan'da).
  • Herhangi bir kaste ait olmayan kimse.
  • Parya (hindistan'da).
  • Kast dışı olan kimse.
  • Parya.

Outcastes ingilizcede ne demek, Outcastes nerede nasıl kullanılır?

Outcaste : Parya (hindistan'da). Parya. Herhangi bir kaste ait olmayan kimse. Kendi kastından ayrılmış olan kimse (hindistan'da). Kast dışı olan kimse.

Outcast : Toplumdan dışlanmış. Kovulmuş. Kimsesiz. Toplumdan atılmış. Aforoz edilmiş. Toplumdan kovulmuş. Parya. Toplum dışına itilmiş. Serseri. Toplum dışına itilmiş kimse.

Outcasting : Toplumdan kovulmuş. Aforoz edilmiş. Serseri. Kovulmuş. Kimsesiz. Toplumdan atılmış. Parya. Toplumdan dışlanmış. Toplum dışına itilmiş kimse. Toplum dışına itilmiş.

Outcasts : Kimsesiz. Serseri. Kimsesiz tip. Toplumdan dışlanmış. Toplumdan kovulmuş. Toplum dışına itilmiş kimse. Aforoz edilmiş. Toplumdan atılmış. Toplum dışına itilmiş. Parya.

Outcall : Ev vizitesi. Daha yüksek teklif vermek. Eve fahişe çağırma. Pokerde bir önceki oyuncunun belirlediği potu arttırmak. Teklifi yükseltmek.

İngilizce Outcastes Türkçe anlamı, Outcastes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outcastes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Outcasting : Toplumdan kovulmuş. Serseri. Kovulmuş. Aforoz edilmiş. Kimsesiz. Toplumdan dışlanmış. Toplum dışına itilmiş kimse. Toplumdan atılmış. Toplum dışına itilmiş.

Castaway : Reddedilmiş kimse. Reddedilmiş. Deniz kazasına uğrayıp ıssız bir kıyıda mahsur kalan kimse. Çürüğe çıkarılmış. Serseri. Kazazede (gemi). Gemi kazazedesi. Kazazede. Reddedilmiş şey. Atılmış.

Person : Adam. Şahıs. Fert. İnsan. Vücut. Kişi. Birey. Beden. Zat. Tip.

Rabble : Güruh. Derinti. İnsan sürüsü. Düzensiz kalabalık. İnsan kalabalığı. Ayaktakımıdan kalabalık. Gelberi. Ayaktakımı. Maden eriyiğini karıştırmaya yarayan çubuk.

Individual : Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Birey. Kişi. Kimse. İnsan. Tekil. Fert. Tek. Başlıbaşına. Bireysel.

Leper : Cüzzamlı. Cüzamlı. Dışlanan kimse.

Somebody : Önemli birisi. Bir kimse. Kimisi. Şahsiyet. Önemli kimse. Kimse. Bazısı. Birisi. Biri.

Pariah : Toplumun kabul etmediği kimse. Aşağı tabakadan kimse. Dışlanmış kişi. Toplumdan dışlanmış kimse. Toplum dışı bırakılmış kimse.

Misbeliever : Zındık. İmansız. Kafir.

Soul : Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Simge. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Zencilere ait. Soul. Gönül. Esas. Can. Kimse. Öz.

Outcastes synonyms : harijan, ishmael, religious outcast, unfortunate person, the pariahs, pariahs, mortal, outcasts, someone, untouchable, rabbles, heretic, outcast, outcaste, unfortunate.

Outcastes zıt anlamlı kelimeler, Outcastes kelime anlamı

Wanted : Aranılan. Lazım. Gerekli. Aranan. İhtiyaç var. İstenen. Aranıyor.