Oymak nedir, Oymak ne demek

Oymak; bir gök bilimi terimidir.

  • Aşiret.
  • Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak.
  • Bıçaklayarak yaralamak.
  • Kazıklamak
  • Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri.
  • İzcilikte küçük birlik.
  • Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek.

"Oymak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Gömleğin yakasını ve koltuğunu biraz oydu."
  • "Oymak beyi."
  • "Bir ağaç kütüğünü keser, oyar, nakışlayıp bezerdi." - S. Ayverdi

Yerel Türkçe anlamı:

Duvarda eşya koymaya yarayan kapaksız dolap, raf.

Hısım, akraba.

Semt, mahalle, bölge.

Yüksük.

Yön.

Söze karşılık vermek, yanıtlamak.

Arazinin alçak, çukur yeri.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Ekşitle metal üzerinde iz bırakmak.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Hemen hemen aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolunun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri.

Tarih'teki anlamı:

Boy ya da uruk denen topluluğun bölümlerine verilen ad.

Sosyoloji'deki anlamı:

Ataerkil ya da anaerkil yapılı ve genellikle dıştan evlenmeli yakınlık kümesi.

Oymak isminin anlamı, Oymak ne demek:

Erkek ismi olarak; Birçok boydan oluşan, göçebe veya yerleşik topluluk, aşiret. İzcilikte küçük birlik. Semt, mahalle. Arazinin alçak, çukur yeri. Hısım, akraba.

 

Bilimsel terim anlamı:

Belli bir yerde oturan; dil, ağız ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren; birden çok boy ve köyden oluşan; ata ruhu ya da Tanrıya inanan; genellikle bir yönetici ya da kurulca yönetilen; yapısında bulunan köy ve aileler arasında toplumsal, ekonomik, dinsel, kan ya da evlilik bağları bulunan siyasal nitelikteki topluluk, bk. boy, dil, ağız, kültür, köy. zıt anlamlısı topluluk.

İngilizce'de Oymak ne demek? Oymak ingilizcesi nedir?:

etch, association, tribe, phratry, clan

Fransızca'da Oymak ne demek?:

tribu

Osmanlıca Oymak ne demek? Oymak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kabîle

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Şırnak şehrinde, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Amasya şehri, Sarıbuğday bucağına bağlı bir yer.

Oymak tanımı, anlamı:

Oymakbaşı : Oymakların lideri, önde geleni. İzcilikte küçük birliklerin başı.

Birbirinin gözünü oymak : Aralarında aşırı geçimsizlik olmak.

Gözünü oymak : Çok kötülük etmek.

Aşiret : Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.

 

İzcilik : Gençleri ruh ve bedence sağlam ve yararlı bir biçimde yetiştirmeyi amaçlayan dünya çapındaki spor ve eğitim örgütü. İzci olma durumu.

Küçük : Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Kısık, parlak olmayan (ses). Değersiz, önemsiz. Geri aşamada. Niceliği az olan. Yaşı daha az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest.

Birlik : Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bir arada olma durumu, vahdet.

Benzer : Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil.

Aynı : Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Benzer. Başkası değil, yine o. Aralarında ayrım olmayan.

Yıldız : Baht, şans, talih. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star. Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Kuzey 360°'lik yön, kuzey.

Yaralamak : Gücendirmek, incitmek, kırmak. Silah, bıçak vb. bir araçla yara açmak.

Kazıklamak : Kazık cezasına çarptırmak. Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak. Bir malı, bir kimseye değerinden çok pahalıya satmak, alışverişte aldatmak.

Oymakaya : Şırnak şehri, Beytüşşebap ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Oymakılıç : Siirt ili, Eruh ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Oymaklı : Adana kenti, Karataş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Adıyaman kenti, Gerger ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hatay ili, Babatorun bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa kenti, Suruç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Van ili, Dorutay bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Oymak anlamı nedir?

İngilizce'de Oymak ne demek? : v. carve, engrave, scoop out, excavate, bore, cave, cave in, chase, chisel, cut, etch, gouge, gouge out, grave, hollow, hollow out, incise, recess, sculp, sculpt, sculpture, trace over

Fransızca'da Oymak : creuser, crever, graver, ciseler, découper, évider, tailler; tribu [la]

Almanca'da Oymak : v. aushöhlen, eingraben, einschnitzen, gravieren, radieren, schnitzen

Rusça'da Oymak : v. выдалбливать, долбить, вырубать, высекать, ваять, гранить, гравировать, ковырять, выдолбить, вырубить, высечь, изваять, выгравировать, ковырнуть