Oyuncu kadrosu nedir, Oyuncu kadrosu ne demek

  • Televizyon ve sinema dizi ve filmlerinde oynayan oyuncuların tümü.
  • Bir takımı oluşturan oyuncuların tümü

Oyuncu kadrosu anlamı, tanımı:

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Oyunu seven. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris.

Oyun : Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.

Kadro : Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm. Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip. Bu çizelgedeki yer.

 

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı.

Dizi : Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Dizi film. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra.

Film : Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Sinemalarda gösterilen eser.

Takım : Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Takım elbise. Sigara ağızlığı. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri.

 

Bir : Sayıların ilki. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bu sayı kadar olan. Sadece. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Aynı, benzer. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.