Pair türkçesi Pair nedir

  • lik etmek.
  • Eş olmak.
  • Eşleştirmek.
  • Çift çift düzenlemek.
  • Arabanın iki atı.
  • Eşleşmek.
  • Eş.
  • Çift.
  • Çiftleştirmek.
  • İki parçadan oluşan şey.
  • Karı koca.
  • Çift olmak.
  • Çiftleşmek.
  • Evlendirmek.
  • Eşlemek.

Pair ile ilgili cümleler

English: A pair of gloves is a nice gift.
Turkish: Bir çift eldiven güzel bir hediyedir.

English: Ali bought a new pair of boots.
Turkish: Ali yeni bir çift bot aldı.

English: A pair of leather gloves is a must when you work with these machines.
Turkish: Bu makinelerle çalıştığında bir çift deri eldiven bir zorunluluktur.

English: Ali asked Mary when she was going to buy a new pair of shoes for her youngest daughter.
Turkish: Ali Mary'ye en genç kızı için ne zaman bir çift yeni ayakkabı alacağını sordu.

English: A pair of gloves was left in the taxi.
Turkish: Bir çift eldiven takside bırakıldı.

Pair ingilizcede ne demek, Pair nerede nasıl kullanılır?

Pair annihilation : Çift yokoluşumu. Bir eksicik ile bir artıcığın bir yere gelince birbirini yokedişleri sonucu eşdeğer tutarda erke ışıma süreci. Çift yokolumu.

Pair bonding : Eş bağı. Yakın ilişki (iki hayvan arasında). Yakın ilişki kurmak (iki hayvan arasında).

Pair oar : Çifte kürekli. Çift kürekli tekne.

Pair of : Çift.

Pair of bags : Pantolon.

 

Pair of bellows : Körük.

Pair of pincers : Kerpeten.

Pair of secateurs : Bahçe makası. Budama makası.

Pair of hedge shears : Budama makası. Bahçe makası.

Pair of compasses : Yayçizer. Pergel.

İngilizce Pair Türkçe anlamı, Pair eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pair ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Binary : Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Biner. İki bileşenli. İki terimli. İkili. İki elemanlı. İkili değer. 0 ya da 1 gibi iki değer alabilen bir nesne ya da kavramın bu niteliği, örn. ikili sayı. İkili alaşımlar gibi iki birleşenden oluşan.

Copulate : (hayvan) çiftleşmek. Bağlı. İlişkiye girmek. Bağlamak. Çiftleşmek (hayvan). Raptedilmiş.

Twain : İki. Twain hakkında. İkili. İki kişi. İki parça.

Coequal : Eşit. Müsavi. Akran. Rütbesi eşit. Denk.

Consort : Birleşmek. Arkadaşlık etmek. Bağdaşmak. Birlikte vakit geçirmek. Orada burada takılmak. Uymak. Düşüp kalkmak. Hayatını paylaşmak. Refakat etmek.

Bub : Arkadaş. Ulan. (argo) ahbap. Kardeş. Küçük bir erkek çocuğa gayrıresmi hitap.

Couplet : Çift mısra. Beyit.

Conjugate : Eşlenik. Fiil çekimi yapmak. Birleşmiş. Aynı kökten türemiş sözcük. Çekmek (fiil). Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Molekül ya da örüt,yapısı içindeki doymamışlık noktaları birbirine bağlanmış olan kimyasal özdek. Çift olan. Aynı kökten türemiş. Birleşik.

Accompanied : Eşliğinde. Refakat etmek. Birlikte olmak. Yanında olmak. Yanında. Aynı anda yapmak.

Pair synonyms : 2, doubleton, tweedledee and tweedledum, couple with, counterpart, convoyed, marrying, counterparts, twosome, better half, harmonised, map, tweedledum and tweedledee, two, dipl, mate with, matched, pair off, distich, be a match for, couples, mates, geminated, come along, set, give in marriage, brace, ambi, duet, geminating, attend, cobber, consorting.

 

Pair zıt anlamlı kelimeler, Pair kelime anlamı

Divide : Bölme. Kesmek. Bozuşmak. İkiye ayırmak. Araları açık olmak. Paylaştırmak. Bölmek. Taksim etmek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Paylaşmak.

Disjoin : Birleşmesine engel olmak. Bağları kopmak. Ayırmak.

Pair ingilizce tanımı, definition of Pair

Pair kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A set. A number of things resembling one another, or belonging together. To impair. To form a pair of. To mate, as for breeding. To unite in couples. To couple. To bring together, as things which belong together, or which complement, or are adapted to one another. To be joined in paris. As, a pair or flight of stairs. "A pair of beads." Chaucer. Beau. & Fl. "Four pair of stairs." Macaulay. [Now mostly or quite disused, except as to stairs.].