Pancreas türkçesi Pancreas nedir

  • Karın salya bezi.
  • Özden.
  • Pankreas.
  • Uykuluk.
  • Genel olarak midenin sol yanında yer alan, hem iç salgı hem de dış salgı ile görevli olan karma bir bez.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Midenin sol yanında yer alan, hem iç salgı hem de dış salgıyla görevli olan bez.

Pancreas ingilizcede ne demek, Pancreas nerede nasıl kullanılır?

Pancreases : Karın salya bezi. Uykuluk. Pankreas. Özden.

Hepatopancreas : Hepatopankreas. Salyangozlarda bulunan ve trematodların sporokist evreden serker evresinea geçtiği glanduler organ.

Pancreatectomy : Pankreasın cerrahi yolla çıkartılması. Pankreatikotomi. Pankreas bezinin ameliyatla çıkarılması. Pankreas alma ameliyatı. Pankreatektomi.

Pancreatic : Pankreas (ile ilgili). Pankreasa ilişkin. Pankreasla ilgili. Pankreatik. Pankreasa ait.

Pancreatic cyst : Pankreas kanallarının tıkanması sonucu oluşan kist, pankreatik ranula. Pankreas kisti.

Pancreatic lipase : Pankreastan salgılanan, bağırsaklarda triaçilgliserolleri 2-monogliserit ve serbest yağ asitlerine hidrolize eden enzim. Pankreas lipazı.

Pancreatic hypoplasia : Köpek ve buzağılarda görülen, ekzokrin pankreas dokusunun normalden küçük biçimlenmesiyle belirgin yapılış bozukluğu. langerhans adacıkları nitelik ve nicelik olarak normaldir. Pankreas hipoplazisi.

 

Pancreatic lithiasis : Pankreas lityazisi. Pankreas kanallarında veya parenkiminde kalsiyum karbonat ve kalsiyum fosfat yapısında taşların oluşması veya bulunması. sığırlar dışında diğer hayvan türlerinde ender olarak görülür.

Pancreatic duct obstruction : Doğuştan pankreas kanalının bulunmaması, pankreas taşları ve pankreatitis gibi nedenlerle oluşan kanal tıkanması. önce pankreasın genişlemesine, sonraki dönemlerde ise asinus atrofisine neden olur. Pankreas kanalı tıkanması.

Pancreatic lipomatosis : Pankreas lipomatozisi. Pankreas parenkim dokusunda yağ birikimi. kedi ve domuzlarda çoğunlukla genel şişmanlıkla birlikte görülür.

İngilizce Pancreas Türkçe anlamı, Pancreas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pancreas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Systema digestorium : Sindirim sistemi. Sistema digestoryum.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Digestive system : Genel olarak ağızla başlayıp anüsle biten ve besin maddelerinin alınıp sindirilmesini ve sindirilmiş besinin emilmesinden sonra geriye kalan artıkların organizmadan atılmasını sağlayan sindirim kanalı ve ona bağlı organlar topluluğu; ağız, yutak, yemek borusu, mide ve bağırsaklardan oluşur. Sindirim sistemi. Genel olarak ağızla başlayıp, anüsle biten ve besin maddelerinin alınıp sindirilmesini ve sindirilmiş besinin emilmesinden sonra geriye kalan artıkların organizmadan atılmasını sağlayan sindirim kanalı ve ona bağlı organlar topluluğu. Sindirim jüyesi.

 

Pancreatic duct : Pankreas yolu. Pankreas bezi.

Exocrine gland : Eksokrin bezi.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Exocrine : Dış hormonal salgı. Salgılarını özel bir kanal aracılığı ile boşaltan. Harici hormonal salgı. Eksokrin. Salgılarını kanallar aracılığıyla vücut boşluklarına veya dışarı salan bez sistemleri. Dış salgı. Ekzokrin.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Pancreas synonyms : isles of langerhans, islets of langerhans, islands of langerhans, gastrointestinal system, duct gland, systema alimentarium, pancreases, abramis zone, aardvarks, thymuses, thymus, sweetbreads, thymi, thymus gland, a cells, abo blood groups system, aardvark, sweetbread, abductor muscle, acacia, abacus bodies, abiotic factor, abiotic environment, abambulacral area, a protein.

Pancreas ingilizce tanımı, definition of Pancreas

Pancreas kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The sweetbread, a gland connected with the intestine of nearly all vertebrates. It is usually elongated and light-colored, and its secretion, called the pancreatic juice, is discharged, often together with the bile, into the upper part of the intestines, and is a powerful aid in digestion.