Pandas türkçesi Pandas nedir

Pandas ile ilgili cümleler

English: My family went to the zoo to see pandas last Sunday.
Turkish: Geçen pazar ailem pandaları görmek için hayvanat bahçesine gitti.

English: It is estimated that only a few hundred pandas remain, with a small number of them being raised in zoos in China and abroad.
Turkish: Çin'de ve yurt dışında hayvanat bahçelerinde yetiştirilen birkaç tane ile birlikte, sadece birkaç yüz pandanın kaldığı tahmin edilmektedir.

English: Because of their rarity, pandas have become a world treasure.
Turkish: Nadir oldukları için, pandalar bir dünya hazinesi oldu.

English: Giant pandas live only in China.
Turkish: Dev pandalar sadece Çin'de yaşarlar.

English: How many pandas are there in this zoo?
Turkish: Bu hayvanat bahçesinde ne kadar panda var?

Pandas ingilizcede ne demek, Pandas nerede nasıl kullanılır?

Panda bear : Panda.

Panda car : Polis devriye arabası (ingiliz ingilizcesi).

Panda crossing : Yaya geçidi. Düğmeye basılıp geçilen yaya geçidi (ingiliz ingilizcesi).

Giant panda : Panda. Ayı ile yakın akraba olan siyah beyaz memeli (tibet ve çin'in bazı bölgelerinde bulunan). Dev panda.

Red panda : Kızıl panda. Etçiller (carnivora) takımının, küçük ayıgiller (procyonidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, 34 cm kadar kuyruğu olan, tüyleri sık ve pas kırmızısı renginde, karnı ve bacakları kara, himalaya'da yaşayan bir tür. Panda.

 

Expandable : Uzatılabilir. Büyüyebilen. Büyüyebilir. Genişletilebilir. Genişletilebilen. Gerdirilebilir.

Pandects : 16'ncı yüzyılda imparator jüstinyen için toplanan romalı hukukçu yada siciller toplantısı. Jüstinyen için hazırlanmış dört büyük eserden biri.

Expandability : Büyürlük. Gerdirilebilirlik. Artırılabilirlik. Genişletilebilirlik. Uzatılabilirlik. Genleşebilirlik.

Ujung pandang : Endonezya'da deniz limanı şehri (eski adı makassar).

Pandemic : Pandemik. Yaygın. Birkaç ülkeye yayılan (medikal tıp terimi). Aynı zamanda birçok ülkede olan salgın. kıtalar arası salgın. Bir hastalığın birden fazla ülke veya kıtada salgın halinde görülmesi. Evrensel. Pandemi. Neredeyse kontrolden çıkmak üzere ve çok yayılmış olan salgın hastalık. Genel.

İngilizce Pandas Türkçe anlamı, Pandas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pandas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Safekeeping : Yediemine tevdii. Saklama. Saklanma. Korunma. Koruma. Emniyet. Güvenlikte olma. Himaye. Yediemin tevdii.

Tarp : Katranlı muşamba tente. Tente. Branda. Muşamba. Katranlı muşamba.

Material : Maddesel. Bedensel. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Özdeksel. Madde. Bez. Materyal. Gerekli. Özdek. Zaruri.

Custody : Sorumluluk. Tevkif. Nezaret. Gözaltı. Gözetim. Hapsetmek. Bakım. Gözetim bakım. Vesayet. Tutukluluk.

Tarpaulin : Katranlı muşamba. Tente (branda bezinden yapılmış). Tente. Muşamba. Paulin. Branda bezi. Branda. Boyalı muşamba. Gemici. Sugeçirmez muşamba.

 

Hemp : Esrar. Haşiş. Kenevirgiller (cannabaceae) familyasından, yaprakları almaşlı, parmaksı bölmeli, erkek ve dişi çiçekleri ayrı, gövde lifleri dokumacılıkta, taze sürgünleri, tohumları, erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan, bir yıllık otsu bitkiler. kendir, esrar otu. Haşhaş. Marihuana. Kendir tarağı. Şeytansaçı. Boru eklerinde sızdırmazlık sağlamak için kullanılan lifli madde. Kendir otu. Kendir.

Guardianship : Himaye. Vesayet. Vasilik. Vekillik. Koruma. Velayet. Muhafızlık. Velilik. Koruyuculuk.

Canvass : Anket yapmak. Reklam yapmak. Propaganda yapmak. Soruşturmak. Oy toplamak. Gözden geçirmek. Tartışmak. Kamuoyu yoklaması yapmak. Görüşmek. Sipariş toplamak.

Red panda : Etçiller (carnivora) takımının, küçük ayıgiller (procyonidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, 34 cm kadar kuyruğu olan, tüyleri sık ve pas kırmızısı renginde, karnı ve bacakları kara, himalaya'da yaşayan bir tür. Kızıl panda.

Giant panda : Dev panda. Ayı ile yakın akraba olan siyah beyaz memeli (tibet ve çin'in bazı bölgelerinde bulunan).

Pandas synonyms : fabric, panda bear, keeping, panda, textile, cloth.