Paralel nedir, Paralel ne demek

Paralel; bir matematik terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi
  • Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri.
  • Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.).

"Paralel" ile ilgili cümle

  • "Bu, Çal Dağı'nın koyu mor sırtlarına paralel uzun ve yüce bir dağ." - H. E. Adıvar

Kimya'daki anlamı:

1.Aynı yönde fakat eşit mesafeler ile birbirinden ayrılmış, birbirini kesmeyen. 2.Aynı yönde aynı zamanda gelişen.

İngilizce'de Paralel ne demek? Paralel ingilizcesi nedir?:

parallel

Osmanlıca Paralel ne demek? Paralel Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

arz dairesi, muvâzî

Paralel anlamı, kısaca tanımı:

Koşut : Paralel.

Paralel akım : Bir paralel bağlantıdan geçen akım.

Paralel kaidesi : Aynı noktaya uygulanan iki vektörün bileşkesini bulmak için her birinin bitim ucundan öbürüne paralel birer çizgi çizilerek bir paralel kenar oluşturduktan sonra vektörlerin uygulama noktasından bir köşegen çekme yolu.

Paralelkenar : Karşılıklı kenarları paralel olan dörtgen.

Paralel yüz : Her yüzü bir paralelkenar olan biçme.

 

Barparalel : Düşey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Paralelizm : Koşutçuluk.

Paralelleştirme : Koşutlaştırma.

Paralelleştirmek : Koşutlaştırmak.

Paralellik : Paralel olma durumu. Koşutluk. Benzerlik, yakınlık.

Aynı : Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Başkası değil, yine o. Aralarında ayrım olmayan.

Düzlem : Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi. Ortam. Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı.

İkişer : İki sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında ikisi bir arada olan, her birine iki.

Kesişme : Kesişmek işi.

Muvazi : Paralel.

Yerküre : Üstünde yaşadığımız gök cismi, yer, yer yuvarı, yer yuvarlağı.

Ekvator : Fındık, ceviz vb. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim. Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı.

Paralel afin kümeler :

Paralel axis : Tel başına dörder adet olmak üzere, tele paralel biçimli mıknatıs uçları içeren çiftli manyetik türü.

Paralel bağlama : (fizik)

Paralel çizgiler, paraleller : 2 “paralel çizgiler” veya “paraleller” , bir düzeyde, ne kadar uzatılırsa uzatılsın, birbirini kesmeden yanyana ve beraber giden doğru çizgilere denir. Misal : Bir kitap yaprağının karşılıklı kenarları, doğru çizgilerdir. Bunları, bulundukları yaprak düzeyince ne kadar uzatırsak uzatalım, bunlar birbirini kesmezler, işte bu iki çizgi paraleldir, (matematik)

 

Paralel daire : Yeryuvarlağında eşleğe koşut, gökküresinde tutulum'a ya da gök eşleğine koşut daire.

Paralel damarlar : (botanik)

Paralel deney numuneleri : Analiti tayin etmek için paralel tayinlerinin sonuçları arasındaki uyuşumun ve analizin geçerliliğini gösteren kimyasal analizin yapıldığı örnekler.

Paralel doğrular :

Paralel doğrular demeti :

Paralel düzlemler : (matematik)

Paralel ile ilgili Cümleler

  • Bermuda Şeytan Üçgeninde bir paralel evren var.
  • İlk kuşun başı yere paraleldi son kuşun başı ise dik. İlaç firmasının beklediği sonuç budur.
  • Otomobilin farından çıkan ışıklar yola paralel ise ışıklar neden sonsuza kadar gitmiyor?
  • Ali paralel park etmede iyi değildir.
  • Yol nehre paralel çalışır.
  • Dünyadaki paralel ışık kaynaklarının yaydığı ışınlar neden sonsuza kadar gitmeyip belli bir uzaklıkta kaybolmakta?
  • Ali paralel park etmede çok iyi değil.

Diğer dillerde Paralel anlamı nedir?

İngilizce'de Paralel ne demek? : [Parallel] adj. parallel, collateral, equidistant

n. parallel, latitude

Fransızca'da Paralel : parallèle

Almanca'da Paralel : adj. gleichlaufend, gleichläufig, parallel

Rusça'da Paralel : n. параллель (F)

adj. параллельный