Parasempatik sinir sistemi nedir, Parasempatik sinir sistemi ne demek

Parasempatik sinir sistemi; bir anatomi terimidir.

  • Kalbin atışlarını yavaşlatan, sindirim sistemini, salgıları düzenleyen yaşatkan sinir sistemini oluşturan iki sistemden biri

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. para: yanında; sympathes: hoşlanma duygusu) Sinir hücrelerinin perikaryon kısımları beynin medullasında, orta beyinde ve omuriliğin sağrı bölgesinde olan, uzantıları ise birçok organın duvarına kadar uzanan, pregangliyonik ve postgangliyonik uzantılarda uyarılan asetilkolin kullanarak ileten, bazı organlarda sempatik sinir sisteminin etkisini artırıcı, bazı organlarda ise azaltıcı olarak görev yapan, bağırsak ve kan damarlarındaki istemsiz kas hareketi, göz, tükrük bezleri, mesane, rektum ve eşeysel organlardaki salgılamaları, iç organlara giden vagus sinirini kontrol eden, otonomik sinir sisteminin bir kısmı.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Sinir hücrelerinin perikaryon kısımları beynin medullasında, orta beyinde ve omuriliğin sağrı bölgesinde olan, uzantıları ise birçok organın duvarına kadar uzanan, pregangliyonik ve postgangliyonik uzantılarda uyartıları asetilkolin kullanarak ileten, bazı organlarda sinir sisteminin etkisini arttırıcı, bazı organlarda ise azaltıcı olarak görev yapan, bağırsak ve kan damarlarındaki istemsiz kas hareketi, göz, tükürük bezleri, mesane, rektum ve eşeysel organlardaki salgılamaları, iç organlara giden vagus sinirini kontrol eden otonom sinir sisteminin bir kısmı.

 

Zooloji alanındaki anlamı:

(Yun. para = öteki, syn = ile, pathos = duygu)) Otonom sinir sisteminin bir parçası olup çalışması sempatik sinir sistemininkine karşıttır.

İngilizce'de Parasempatik sinir sistemi ne demek? Parasempatik sinir sistemi ingilizcesi nedir?:

parasympathetic nervous system, parasympathetic nervous syssystem

Parasempatik sinir sistemi anlamı, tanımı:

Parasempatik : Parasempatik sinir sistemi ile ilgili olan.

Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Sistem : Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Dizge. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Yol, yöntem. Düzen.

Atış : Kalp veya nabzın vuruşu, çarpışı. Atma işi.

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

 

Düzen : Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Dolap, hile. Bez dokuma tezgâhı. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Alet edevat takımı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri.

Yaşatkan : Hayatın sürmesini, büyümeyi, çoğalmayı sağlayan.

Parasempatik sinir sistemini uyarıcı : Muskarinik ve/veya nikotinik kolinerjik almaçları (kolinoseptörleri) doğrudan veya dolaylı biçimde uyaran ve bu almaçları taşıyan hedef hücrelerde asetilkolinin etkisine benzer etki gösteren ilaç, kolinomimetik ilaç.