Paraskene nedir, Paraskene ne demek

Paraskene; Gösteri, Tiyatro alanlarında kullanılan bir terimdir.

Tiyatro'daki anlamı:

"Skene" nin iki yanındaki ek odalar. Bunlar, antik tiyatroda her yapıda görülmez.

Teknik terim anlamı:

Skene'nin iki yanındaki ek odalar. Bunlar her antik tiyatro yapısında görülmez.

Paraskene anlamı, tanımı

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç

Tiyatro yapısı : Her türlü tiyatro gösterisinin yapılmasına elverişli sahne, sahne donanımı, seyir yeri olan ve seyircinin gereksinimlerini karşılayacak biçimde yapılmış yapı. Oyunu gerçekleştirmek için yeterli sahne tekniği olan bir oyun yeri ile seyirciler için bölümlü yerleri içine alan yapı.

Antik tiyatro : Eski Yunan ve Latin tiyatroları için kullanılan terim. Eski Yunan ve Roma tiyatrosuna verilen ad.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Görülme : Görülmek işi.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Odalar : Üyelerinin ortak mesleki gereksinimlerini karşılamak, mesleki etkinlikleri kolaylaştırmak ve mesleğin toplumsal çıkarlara uygun olarak gelişmesini sağlamak, üyelerinin birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde karşılıklı güven ortamını oluşturmak, kuruluş yasasında ve mevzuatında yer alan görevleri yerine getirmek amacıyla kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulan meslek kuruluşları. Kars ili, Karakurt nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Skene : Antik tiyatroda önce oyuncuların soyunup giyindikleri, sonra da dekorların durduğu yer. Önce bir çadırken sonra tahta bir kulübe, olgunluk döneminde ise üç kapılı taş bir bina olmuş ve giderek büyümüştür. Eski Yunan tiyatrosunda önce oyuncuların soyunup giyindikleri, sonra dekorların durduğu yer. Önce bir çadırken sonra ahşap (tahtadan) bir kulübe, daha sonra taştan üç kapılı bir bina olmuş ve gittikçe büyümüştür.

Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

Bunla : Bunlar.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Anti : Yunanca karşı anlamında ön ek. Karşı, zıt.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Ek : Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.

Diğer dillerde Parasiyanojen anlamı nedir?

İngilizce'de Parasiyanojen ne demek ? : paracyanogen