Paravan nedir, Paravan ne demek

Paravan; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde, paravana.
  • Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belli etmeden yararlanılan, paravana

"Paravan" ile ilgili cümleler

  • "Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm." - A. Gündüz
  • "Onların sıfır hisseye sahip olduğu paravan bir şirketin üzerine yapıldı apartman." - E. Şafak

Paravan anlamı, tanımı:

Paravan yapmak : Kendini belli etmeyerek başkasının adından, yetkisinden, gücünden yararlanmak.

Paravan menteşesi : Düz yaprak menteşelerinin benzeri, üç yapraklı ve iki milli menteşe.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Paravana : Paravan.

Menteşe : Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça, reze.

Parça : Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Nesne. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Tane. Müzik eseri. Pasaj. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime.

 

Bölüm : Çağ, devir. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.

Ayırmak : Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek. Bölmek. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak.

Taşınır : Para, çek, senet, tahvil vb. değerli kâğıt, taşınabilir, menkul. Taşınabilen (eşya).

Çerçeveli : Çerçeve geçirilmiş veya çerçeve içine alınmış olan.

Perde : Katarakt. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Seste pes perde. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. Doğruyu görmeye engel olan şey.

 

Paravan ile ilgili Cümleler

  • Burada boy hedefiyiz. Bir paravana bulmamız gerekiyor.
  • Bir papaz bir paravanın üstüne bir rahibin resmini ustaca çizdi.

Diğer dillerde Paravan anlamı nedir?

İngilizce'de Paravan ne demek? : [Paravan] n. screen, folding screen, stalking-horse