Parenchymula türkçesi Parenchymula nedir
- Boşluğu jelatinimsi bir bağ dokusu ile dolu olan, kamçılı bir sünger larvası.
- Boşluğu jelatinimsi bir bağ dokusuyla dolu olan kamçılı bir sünger larvası.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Parenşimula.
Parenchymula ingilizcede ne demek, Parenchymula nerede nasıl kullanılır?
Parenchyma : Parenkima. Paranşima. Kanserli doku. Özel doku. Özekdoku. Parankima. Dağınık bir biçimde organize olmuş hücre ve iplikçik kitlesi. yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. bir organın zemin dokusu. organın esas veya işlevsel elemanları. İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. özek dokusu, parankima. yassı solucanlarda kas tabakası ile bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. 3.bir organın zemin dokusu. İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. bir organın zemin dokusu, parankim, parankima, paranşima. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Parenchymal : Metilprednizolon. Parankimal.
Parenchymal degeneration : Parenkim dejenerasyonu. Akut hücre şişliği.
Parenchymatic : Parankimatik.
Parenchymatose icterus : Hepatotoksik sarılık. Parenkimatöz ikterus.
Mammary parenchyma : Memenin süt sentezleyen kısmı. Meme parenkimi.
Parenchymatous : Parankimatöz.
Spongy parenchyma : Süngerdoku. Sünger parankiması.
Keratitis parenchytmatosa : Keratitis parenkimatoza. Korneanın orta ve derin katları arasında akyuvar infiltrasyonu sonucu, beyazımsı - gri sarımsı bir renk biçimlenmesi ve çevreden merkeze doğru kılcal damar üremesiyle belirgin kornea yangısı.
Conjunctivitis parenchymatosa : Konjunktivanın submukoza katmanının yangısı. Konjunktivitis parenkimatoza.
İngilizce Parenchymula Türkçe anlamı, Parenchymula eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Parenchymula ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pulp : Lapa haline getirmek. Meyve eti. Kağıt hamuru yapmak. Öz. Ucuz kağıda basılmış sansasyonel (roman veya dergi). Posa. Selüloz. Etli kısım. Püre haline getirmek.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Flesh : Ten. Bedensel istekler. Beden. Şehvet. Ayrıntılarıyla anlatmak. Cisim. Et yedirmek. Et. Akraba. Çiğ etle beslemek.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
Foliage : Süsleme yaprağı. Yaprak süsü. Yeşillik. Bitki yaprakları. Yapraklar. Ağaç yaprakları.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Parenchymula synonyms : plant tissue, root, leaf, chlorenchyma, leafage, abiotic environment, animal tissue, abambulacral area, abo blood groups system, acacia, aardvark, a site, pith, abiotic factor, abramis zone, abductor muscle.

Bu kısımda Parenchymula kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Parenchymula ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Parenchymula anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Parenchymula ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.