Parlamak nedir, Parlamak ne demek
- Güçlü bir ışık çıkarmak, ışık saçmak.
- Mevkisi yükselmek.
- Bir ışık kaynağından gelen ışınları yansıtmak.
- Ortaya çıkmak.
- Birdenbire öfkelenmek.
- Tutuşup alev çıkarmak

- Ün, san kazanmak, herkesçe tanınmak.
"Parlamak" ile ilgili cümle
- "Nüfuzlu akrabasından yardım ve kendi mizaçgirliği sayesinde bir iki senede parlamış, büyük bir hariciye memuru olmuş." - R. N. Güntekin
- "Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladı." - R. N. Güntekin
- "Ayna parlıyor."
- "Kendini nasıl müdafaa edebilip yâr ve ağyar nazarında parlayacak." - N. Hikmet
- "O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak / O benimdir, o benim milletimindir ancak" - M. A. Ersoy
- "Pof diye gaz parladı ve zaten seyrek olan kirpiklerimi ütüledi." - B. Felek
Yerel Türkçe anlamı:
Odunu yarmak, parçalamak.
Parçalamak.
Uçmak : Sazların arkasından bir keklik havaya doğru parladı.
İyi karşılamak, konukseverlik göstermek.
Parlamak anlamı, kısaca tanımı:
Parlama : Parlamak işi.
Alev gibi parlamak : Canlı, ışıl ışıl olmak.
Gözleri parlamak : Gözlerinde sevinç ve istek belirmek.
Yıldızı parlamak : Başarı yönünden herkesin dikkatini çekecek bir duruma gelmek, ün kazanmak.
Yüreği parlamak : Coşmak, heyecanlanmak.
Güçlü : Şiddeti çok olan. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Gücü olan, kuvvetli, yavuz.
Işık : Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
Çıkarmak : Göstermek. Resim yapmak. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Boşaltmak. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Yapmak, üretmek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Sağlamak, elde etmek. Yayımlamak. Gidermek. Sonunu getirmek. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Söylemek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Fotoğraf çektirmek. Yollamak, göndermek. Hatırlamak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Sunmak. Bulmak, ortaya koymak.
Saçmak : Belli bir görüşü, düşünceyi yaymak. Bir şeyi ortalığa dağıtmak, dökmek. Işık ve ısı yaymak.
Yansıtmak : İletmek, duyurmak, aktarmak. Aktarmak, göstermek, aksettirmek. Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek.
Tutuş : Tutma işi.
Alev : Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama. Kıvılcım. Aşk ateşi. Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Sıcaklık.
Yükselmek : Unvan, rütbe vb. ilerlemek. Fiyat, çoğalmak. Yüce duruma gelmek, yücelmek. Güçlenmek, şiddetlenmek. Artmak. Yükseğe çıkmak. Aşaması artmak.
Ün : Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri.
San : Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad, unvan, titr. Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik, kip karşıtı. Ün.
Kazanmak : Yenmek, galip gelmek. Tutulmak, yakalanmak. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek. Çıkmak, isabet etmek. Kazanç sağlamak. Kendinden yana çekmek. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak. Edinmek, sahip olmak.
Tanınmak : Herhangi bir özelliği ile bilinmek. Kim veya ne olduğu bilinmek. Hukuki yönden varlığı kabul edilmek.
Birdenbire : Ansızın.
Öfkelenmek : Öfkeli duruma düşmek, kızmak, hiddetlenmek.
Ortaya çıkmak : Yokken var olmak, meydana çıkmak, türemek. biri kendini göstermek.
Çıkmak : Piyasaya sürülmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Giderilmek, yok olmak. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Ay veya mevsim geçmek. Eksilmek. Görünür veya belli bir durumda bulunmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak. Yapılmak, yürümek. Erişmek, görmek. Yayılmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Binaya kat eklemek. Niteliği sonradan anlaşılmak. Yayılmak, duyulmak. Unutmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Karaya ayak basmak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yetişecek ölçüde olmak. Mal olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Harcamak zorunda kalmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Ay, Güneş görünmek. Yükselmek, artmak. Sesini yükseltmek. Sıyrılmak, ayrılmak. Yerinden oynamak. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Bitmek, büyümek, sürmek. Bulaşmak. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Verilmek. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Gelmek. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Flört etmek. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Gerçekleşmek. Vermeye katlanmak. Oluşmak, olmak. Süresi dolduğunda ayrılmak. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Büyük abdest bozmak. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek.
Diğer dillerde Parlamak anlamı nedir?
İngilizce'de Parlamak ne demek? : v. deflagrate, shine, blaze, twinkle, gleam, sparkle, flare up, loose off at, beam, blink, coruscate, flash, fulminate, glare, glint, glisten, glitter, glow, light up, lighten, shine out, smile
Fransızca'da Parlamak : briller, éclairer, luire, rayonner, se gendarmer, s'enflammer
Almanca'da Parlamak : v. auflodern, funkeln, glänzen, gleißen, leuchten, prangen, spiegeln, strahlen
Rusça'da Parlamak : v. блестеть, сверкать, сиять, светиться, блистать, загораться, воспламеняться, вспыхивать, гореть, вскипать, вспылить, лосниться, прославляться, заблестеть, блеснуть, сверкнуть, засверкать, засиять, засветиться, загореться, воспламениться, вспыхнуть, вскипеть, прославиться

Bu kısımda Parlamak nedir? Parlamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Parlamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Parlamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.