Parlances türkçesi Parlances nedir

Parlances ingilizcede ne demek, Parlances nerede nasıl kullanılır?

In common parlance : Amiyane tabirle. Konuşma dilinde.

In legal parlance : Hukuk dilinde. Hukuk tabiriyle.

In military parlance : Asker terimleriyle. Asker jargonuyla. Ordu dilinde. Askeri dil ile.

In modern parlance : Modern anlatımla.

Parlance : Deyiş. Dil (özel). Tabir. Dil. Deyim. Konuşma tarzı. Jargon.

Parlayed : Birden fazla karşılaşma üzerine yapılan bahis. Yararlanmak. Kazandığını sonraki yarışa oynama. İstismar. Bir sonraki yarışa yatırmak (kazanılan parayı). Yönlendirmek. Faydalanma. Konuşmaya girmek. Bahis. Değerlendirmek.

Parlay : Konuşmaya girmek. Yararlanmak. Kazandığını sonraki yarışa oynama. Değerlendirmek. Bir sonraki yarışa yatırmak (kazanılan parayı). Yönlendirmek. Faydalanma. İstismar. Kazandığını sonraki yarışa yatırmak. Birden fazla karşılaşma üzerine yapılan bahis.

Imparlance : Dava dilekçesine cevap verme süresi. Davalıya davacının dava dilekçesine cevap vermesi için verilen sure. Uzatma. (hukuk) süre uzatımı. Ek süre verme. Sürenin uzatımı için yapılan başvuru. Süre uzatımı. Dostane bir çözüme ulaşılması amacıyla bir dava sırasında bir tarafa ek süre verilmesi.

 

Parlaying : Kazandığını sonraki yarışa yatırmak. Kazandığını sonraki yarışa oynama. İstismar. Yönlendirmek. Yararlanmak. Faydalanma. Konuşmaya girmek. Bahis. Birden fazla karşılaşma üzerine yapılan bahis. Değerlendirmek.

Parlays : Yararlanmak. Bahisler. Kazandığını sonraki yarışa yatırmak. Değerlendirmek. Konuşmaya girmek. Yönlendirmek.

İngilizce Parlances Türkçe anlamı, Parlances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parlances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Linguiform : Dil biçiminde. Dile benzeyen (zooloji, botanik, anatomi). Linguform.

Idioms : Deyimler. Şive. Lehçe.

Byword : Sembol. Dile düşmüş kimse. Adı çıkmış yer veya kimse. Çok kullanılan bir deyim. Darbımesel. Özdeyiş. Atasözü. Simge.

Redes : Öğüt. Kıssa. Tavsiye. Hikaye. Tefsir. Atasözü. Tertip. Masal. Anlatmak.

Neck : Gerdan. Büyük baş hayvanlarda boyun altındaki sarkık deri. bos indicus ırkı sığırlarda deri sarkıklığıyla belirgin ön bacaklar arasındaki alan. boyun eti. Sarılmak. Dikey biçimli yanardağ baca dolgusu. Sarmaş dolaş olmak. Ense. Giysi boynu. Yiyişmek. Boyun (şişede). Yaka.

Sutra : (sanskritçe) vecize(ler). Sanskritçe'nin grametik kuralları. Atasözü. Özlü söz (hinduizm). Buda tarafından verilen öğütler ve öğretiler (budizm).

 

Speeching : Hitabe. Tekellüm. Konuşma yeteneği. Nutuk. Diskur. Savunma. Anlatma. Söylev. Konuşma.

Expressions : Söz. İfade etme. İfade. Eda. Anlatım. İbare. Yüz ifadesi.

Style : Tavır. Tip. İğne. Ad takmak. Dizayn etmek. Üslup. Stil vermek. Stilize etmek. Bilgisayar, bitki, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir sinemacının, televizyoncunun kendine özgü anlatım yollarının, kişisel tutum, görüş ve duyuşunun oluşturduğu özellik.

Locution : İfade tarzı. Düzsöz. İfade. Terim. Düz söz. Loküsyon. Anlatış tarzı.

Parlances synonyms : verb phrase, language, folk poem, delivery, locutions, jargons, lingo, oneiromancy, saying, glosso, phrases, officialese, clapper, dialect, formulation, sutras, rede, langue, idiom, lingua, the vernacular, interpretation, parlance, langues, form of expression, expr, folk song, bywords, clappers, way of talking, lingoes, glossa, speech.