• Edilgen çatı.
  • Edilgen.
  • Edilgin.
  • Dingin.
  • Uysal.
  • Pasif.
  • Eylemsiz.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Faizsiz.
  • Dayanıklı.

Passive ile ilgili cümleler

 

English: TV is harmful in that it keeps your mind in a passive state.
Turkish: TV aklınızı pasif durumda tutması bakımından zararlıdır.

English: 67% of those who never smoked said they worried about the health effects of passive smoking.
Turkish: Hiç sigara içmemiş insanların %67si pasif içiciliğin sağlığa etkisi konusunda endişeli.

English: The passive man seldom, if ever, expresses himself.
Turkish: Pasif insan nadiren, kırk yılda bir, kendini ifade eder.

English: It is clearly shown in Johnson's investigation that passive smoking is very harmful.
Turkish: Pasif içiciliğin çok zararlı olduğu Johnson'ın araştırmasında açıkça gösterilmektedir.

English: Watching TV is a passive activity.
Turkish: Televizyon izlemek pasif bir faaliyettir.

Passive ingilizcede ne demek, Passive nerede nasıl kullanılır?

Passive agglutination test : Partiküller üzerinde kaplanmış eriyebilir antijenlerin antikorlarla bağlanması esasına dayanan bir serolojik test. Pasif aglütinasyon testi.

Passive bonds : Faiz getirmeyen tahviller. Pasif tahviller.

Passive debt : Faizsiz borç.

Passive defence : Pasif savunma.

Passive diffusion : Pasif difüzyon. Hücre zarlarında enerji gerektirmeden elektro kimyasal maddelerin çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçmelerini sağlayan difüzyon. nötr yüklü maddelerin hücre zarından geçmesini sağlayan basit difüzyonla transmembran proteinlerinin hücre zarından geçmesini sağlayan kolaylaştırılmış difüzyon olmak üzere iki türü bulunur. Pasif taşınma. Kolaylaştırılmış difüzyon.

Passive feeders : Pasif yemlikler. Hareketli bir mekanizasyon içermeyen, balıkların dokunmasıyla yemi döken araçlar.

Passive element : Edilgen öğe. Pasif öğe.

Passive guidance : Pasif güdüm. Edilgen güdüm.

Passive four terminal network : Pasif iki kapılı devre. Edilgen iki kapılı devre. Pasif dört uçlu devre.

Passive heros : Bir oyun içinde başka oyun kişilerine uyan, onların hareketleriyle harekete geçen baş oyuncu. Edilgen kahraman.

İngilizce Passive Türkçe anlamı, Passive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Passive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abort : Boşa çıkmak. Çocuk aldırmak. Uşak salmak. Tamamlamadan durdurmak. Erken doğum yapmak. Bir işi yarım bırakmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Bitirmeden durdurmak. Ölü çocuk doğurmak. Yarımcık saklamak.

Ac adapter : Aa bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı. Da bağdaştırıcısı.

Absolute loader : Mutlak yükleyici. Salt yükleyici.

Gritty : Metin. Kumlu gibi. Kumlu. Çakıllı. Cesur. Pütürlü.

Firmer : Kararlı. Sağlamlaştırıcı. Metin. Katı. Sağlam. Kesin. Sıkı. Sert. Emin.

Compliable : Bükülebilir. Yumuşakbaşlı.

Passivity : Edilginlik. Pasiflik. Derişik nitrik asit gibi güçlü oksitleyiciler içinde ya da belirli potansiyeller arasında yüzeylerinde oksit oluşturulduğu zaman, demir, krom, nikel, aliminyum , titan ve alaşımlarının kimyasal etkinliklerini yitirme özellikleri. Olaylar ve uyaranlar karşısında edimsiz kalma ya da davranışta bulunmama. Dirençsizlik. Edilgenlik. Oksitleyici bir maddenin çözeltisine sokulduktan sonra bir metalin normalden düşük aktivitesi. Dinginlik. Hareketsizlik.

Interest free : Vade farksız.

Access control : Erişim kontrolü. Erişim denetim. Giriş kontrolü. Erişim denetimi. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim.

Access mechanism : Erişim düzeneği. Erişim mekanizması.

Passive synonyms : consolidated, amenable, access key, grittier, accent bar, firmest, bland, calm, enduring, access control entry, grittiest, inert, resting, inertial, nonactives, abstract syntax tree, quieter, diuturnal, acception, conciliatory, for hard wear, quietest, durable, unresisting, liability, passives, compliant, peaceful, ductile, passiv voice, easy going, liabilities, quiescent.

Passive zıt anlamlı kelimeler, Passive kelime anlamı

Active : Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çalışkan. Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Çalışan. İşleyen. Etkin, işler durumda, etkili. Hareketli. Enerjik. Canlı. Etkin.

Violent : Şiddetli. Yaman. Acı veren. Şiddet yüzünden olan. Çok kötü. Ters. Sert. Saldırı sonucu olan. Zorlu. Canlı veya koyu veya acı (renk).

Passive ingilizce tanımı, definition of Passive

Passive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, they were passive spectators, not actors in the scene. Suffering or receiving impressions or influences. Not active, but acted upon.

Passive ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Passive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Passive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Passive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Passive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zarar vermeyece...
  • Elektron yakalama: yıldırım elektronları toprağa boşalmadan önce yakalanabilir mi?...
  • Pafta: pafta numarasındaki i harfinin anlamı nedir örn.24i gibi...
  • Geri kazanım: Çok teşekkürler geri kazanım atık toplama ve atık yağ toplama ile ilgili güzel bir yazı olmuş....
  • Hallaçlık: hallacı nasıl bulabilirim mersindeyim...