Pates türkçesi Pates nedir

Pates ile ilgili cümleler

English: He anticipates that he will be in trouble.
Turkish: O başının belaya gireceğini seziyor.

English: Keynes participates at the Breton-Woods Conference.
Turkish: Keynes, Breton Woods Konferansı'na katılıyor.

Pates ingilizcede ne demek, Pates nerede nasıl kullanılır?

Anticipates : Geleceği görmek. Önce davranmak. Ummak. Önceden görmek. Tahmin etmek. Sezmek. Söylenmeden yapmak. Beklemek. Önceden yapmak.

Baldpates : Dazlak kafalı adam. Kel. Başında beyaz tüyler bulunan yaban ördeği. Başında beyaz tüyler bulunan amerikan yaban ördeği.

Constipates : Peklik vermek. Kabız olmak. Kabız etmek. Sıkmak.

Dissipates : Çarçur etmek. Harcanmak. Har vurup harman savurmak. Dağıtmak. Yaymak. Boşa harcamak. Dağılmak. Gidermek. Yok olmak. Yok etmek.

Dunderpates : Ahmak. Mankafa.

Participates : Dahil olmak. Katılmak. Hissedar olmak. Ortak olmak. Pay almak. Katılımda bulunmak. İştirak etmek.

Inculpates : Suça bulaştırmak. Suçlamak. Töhmet altında bırakmak. İtham etmek. Suç yüklemek.

Palpates : Elle dokunarak muayene etmek. Dokunarak muayene etmek. Elle muayene etmek.

Emancipates : Bağlarından kurtarmak. Soyutlamak. Özgür kılmak. Özgürlük vermek. Azat etmek. Serbest bırakmak. Özgürlüğüne kavuşturmak. Kurtarmak.

 

Pupates : Pupa evresini geçirmek. Pupa evresini yaşamak. Pupa olmak.

İngilizce Pates Türkçe anlamı, Pates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consciousness : Bilinç. Zihin. Uyanık olma. Şuur. İdrak. İnsanın çalışma süreci içinde, eş deyişle toplumsal ilişkiler süreci içinde nesnel çevresini ve kişisel varoluşunu anlamasını sağlayan düşünsel süreçlerin toplamı. Algıları ansal düzeyde bilgiye dönüştüren süreç. bk. an, anlak. Anlayış.

Cerebral : Beyinle ilgili, beyne ait. Üstdamaksıl. Beyinsel. Beyinle ilgili. Ussal. Beyin ile ilgili. Beyne ait. Serebral.

Comminution : Kominüsyon. Püskürtme. Parçacıklara ayırma. Ufalanma. Ufalama.

Featherbrained : Hoppa. Ahmak. Kuş beyinli. Salak. Sersem. Sulu (kimse). Budala. Aptal. Uçarı.

Silly : Dümbelek. Saçma. Ahmakça. Ahmak. Sersem. Zevzek. Bön. Aptalca. Salakça.

Head : Olgunlaşmak. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Çekiç tokmağı. Gövde. Başlık. Baş ile ilgili. Yollanmak. Baş. Örtübaşı.

 

Coconut : Hindistancevizi. Baş. Büyük hindistancevizi. Büyükhindistan cevizi. Yağlı tohumlardan olup yağı alındıktan sonra küspesi protein kaynağı olarak rasyonlarda kullanılan çok yıllık odunsu bitki. Hindistan cevizi.

Beans : (argo terim) para. Fazla değil. Pek az. (uyuşturucu argosu) kokain. Küçücük. Amfetamin. Fazla değil (örneğin, ı know beans about music {müzik hakkında çok az biliyorum}). Meskalin. Sakinleştiriciler.

Mashes : Bira yapmak için ezilmiş arpa ile su karışımı. Lapa yapmak. Lapa. Patates püresi. Ezmek. Karışım. Püre yapmak. Püre. Mayşe.

Encephalon : Ansefalon. Dimağ. Dimağ (anatomi terimi). Sinir sisteminin kafatası içerisinde kalan ve büyük beyin, beyincik ve beyin sapı olmak üzere üç kısma ayrılan merkezi bölgesi, ensefalon, hlk. dimağ. en dışında substansiya grizea adı verilen esmer renkli hücreleri içeren kısım dışta, substansiya alba adı verilen beyaz renkli kısım ise içte yer alır. Ensefalon. Kafa içi. Ensefal. Ansefal.

Pates synonyms : hussar monkey, erythrocebus, erythrocebus patas, genus erythrocebus, old world monkey, catarrhine, titus oates, sconce, chumps, hodgepodge, hodgepodges, encephalic, beaning, brains, chump, advice, grey matter, cerebrum, light headed, caput, pasties, sillies, nob, coconuts, advices, grindings, sconces, pastiest, mush, conking, melton pie, cast of mind, brain.

Pates zıt anlamlı kelimeler, Pates kelime anlamı

Female parent : Kadın ebeveyn. Anne.

Mother : Anne. Valide. Annelik yapmak. Anne gibi bakmak. Doğurmak. Kaynak. Zemin. Anne gibi davranmak. Esas. Analık.