Peace türkçesi Peace nedir

  • Sessizlik.
  • Ağız tadı.
  • Sükunet.
  • Güvenlik.
  • Barış.
  • Huzur.
  • Barışma.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Rahat.
  • Savaş içinde olmayan bir ülkenin durumu. savaştan sonra dev letler arasındaki ilişkilerin yeniden kurulması.
  • Sükun.
  • Asayiş.
  • Erinç.
  • Sulh.

Peace ile ilgili cümleler

English: All I want is peace and quiet.
Turkish: Bütün istediğim huzur ve sessizlik.

English: A lot of people want peace all over the world.
Turkish: Dünyanın her yerinde çok sayıda insanlar barış istiyorlar.

English: All Tom wanted was some peace and quiet.
Turkish: Tom'un bütün istediği biraz huzur ve sessizlikti.

English: Ali just wanted some peace and quiet.
Turkish: Ali sadece biraz huzur ve sessizlik istedi.

English: After months of negotiations, the peace treaty was completed.
Turkish: Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı.

Peace ingilizcede ne demek, Peace nerede nasıl kullanılır?

Peace building : Barış inşası.

Peace conference : Barış konferansı.

Peace corps : Barış gönüllüleri. Barış gücü.

Peace dance : Toplumu savaştan korumak amacıyla yapılan ve bunu barışsal eylemlerin benzetimsel uygulamalarıyla sağlamaya çalışan oyun türü. bk. oyun. krş. savaş oyunu, uğraş oyunu. Barış oyunu.

Peace dividend : Barış payı. Barış temettüsü. Barış mükafatı. Savunma harcamalarını eğitim ve sağlık gibi barış zamanı harcama kalemlerine aktarılması.

 

Peace treaty : Tarih, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bir savaşa kesin olarak son veren, savaşan devletler arasında olağan ilişkileri yeniden kuran bağlayıcı anlaşma. Barış antlaşması. Ahidname.

Peace of campo formio : Campo formio barışı.

Bilateral peace talks : Çift taraflı barış görüşmeleri. İki taraflı barış müzakereleri. İki tarafı olan barış görüşmeleri (örneğin, israil-suriye, israil-lübnan ve israil-ürdün arasındaki barış görüşmeleri).

Cyprus peace operation : Kıbrıs barış harekatı.

Peace movements : Barış hareketleri.

İngilizce Peace Türkçe anlamı, Peace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antiquity : Eski zaman. Çok yaşlı kimse. İlkçağ. Antikalık. Kalıntılar. Eski uygarlık. Eski çağlar. Eskilik. Antikite.

Armour : Yarak. Korumalık. Silah. Zırhlı güçler. Zırh kablo. Güney dakota eyaletinde şehir. Zırhla kaplamak. Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Zırh.

Placidity : Uysallık. Durgunluk.

Cease fire : Silah bırakmak. Ateş kesmek. Ateşkes.

 

Hush : Yatıştırmak. Örtbas etmek. Gizlemek. Kapatmak. Sakinleştirmek. Susturmak. Suskunlaşmak. Sakinleşmek. Susmak.

Palate : Haz. Damaklı. Ağız tabanı. Damak. Tat alma duyusu. Zevk. Omurgalı hayvanlarda ağzın tavanı. böceklerde farinksin tavanı. palat. Tat alma.

Comfortable : Rahatlatıcı. Tatminkar. Teselli edici. İyi. Konforlu. Sakin. Huzurlu.

Languors : Rehavet. Fütur. Halsizlik. Tembellik. Hamlık. Dermansızlık. Durgunluk. Ağırkanlılık. Cansızlık.

Repose : Yatırmak. Uyku. Dayanmak. Güvenmek. Dinlendirmek. Yatmak. İstirahat.

Commodious : Ehven. Kullanışlı. Ferah. Geniş.

Peace synonyms : pax romana, peacemaking, armistice, comfortableness, quiescency, quiet, truce, public security, safetied, quietude, presences, hushes, comfier, apostle, rapprochements, barricade, enjoyment, serenities, order, reconciliation, canny, areopag, archon, fixedness, barbary, harmonisation, concordance, pax, archives, safeness, acropolis, harmony, audience.

Peace zıt anlamlı kelimeler, Peace kelime anlamı

Disorder : Patırtı. Nizamsızlık. Karışıklık. Karıştırmak. Düzenini bozmak. Keşmekeş. Sağlığını bozmak. Bozmak. Rahatsızlık. Düzensizlik.

War : Kavga. Çatışma. İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Savaşım. Strateji. Düşman olmak. Savaş halinde olmak. Savaşmak. Savaş. Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı.

Insecurity : Sağlam olmama. Adem-i emniyet. Tehlikede olma. Kendine güveni olmama. Emniyetsizlik. Zarara uğrama riski. Güvensizlik. Güvenilmezlik.

Peace ingilizce tanımı, definition of Peace

Peace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make or become quiet. A state of quiet or tranquillity. To be silent. Repose. To stop. Freedom from disturbance or agitation. Calm.