Percipient türkçesi Percipient nedir
- Algılaması güçlü.
- Çabuk kavrayan.
- Kolay kavrayan.
- Anlayış.
- İdraki keskin.
- Anlayışlı.
- İdrak yeteneği olan.
- Seziş.
Percipient ingilizcede ne demek, Percipient nerede nasıl kullanılır?
Impercipient : Algı eksikliği olan. İdrak edemeyen. Algılayamayan. İdrak eksikliği yaşayan. Algısız.
Percipience : Algı. İdrak. Anlayış. Sezme.
İngilizce Percipient Türkçe anlamı, Percipient eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Percipient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Heartthrobs : Kalp çarpıntısı. Kalp atışı. Çekici erkek. Kalbi deli gibi attıran erkek. Yumuşak huylu kimse. Sevecen.
Quick on the draw : Hızlı cevap veren. Hızlı silah çeken. Leb demeden leblebiyi anlayan.
Consciousness : Zihin. İnsanın amaçlı bir etkinliği, toplumsal gelişmenin bilinen nesnel yasalarına uygun olarak gerçekleştirmesi durumu. İdrak. Algıları ansal düzeyde bilgiye dönüştüren süreç. bk. an, anlak. Bilinçlilik. His. Bilinç. İnsanın çalışma süreci içinde, eş deyişle toplumsal ilişkiler süreci içinde nesnel çevresini ve kişisel varoluşunu anlamasını sağlayan düşünsel süreçlerin toplamı.
Esthesia : Duyarlılık. Hissedebilirlik. Hassaslık. Duygusallık. Estezi. Sezgisellik. Duygululuk.
Informant : Haber kaynağı. Bilgi veren kimse. Bilgi veren. İhbarcı. Denek. Muhbir. Bir alan tarama sürecinde kendilerinden bilgi sağlanan sözlü kaynak. Haber veya bilgi veren kimse. İspiyoncu. Haber veren.
Scents : Esans. Koklayarak izini aramak. İz kokusu. İz sürmek. Güzel koku. Koklama duyusu (hayvanın). Sezi. Kokusunu alma. Koklayarak bulmak.
Hearer : Duyan kimse. Dinleyici.
Empathetic : Empatik.
Visualiser : Tahayyül eden. Hayalinde canlandıran. Hayal eden. Görselleştiren. Tasavvur eden (visualizer olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) görselleyen. Canlandıran. Optik gösterge. Akılda resimleyen. Ticari grafiker.
Flair : Beceri. Sezgi. Doğal yetenek. Zarafet. Özel yetenek. İçgüdü. Sezme. Kabiliyet. Yetenek.
Percipient synonyms : eyeglass wearer, noticer, glimmer, perceiver, empathetical, seer, apprehension, comprehension, admissive, apt, inklings, spotter, watcher, apprehensions, heartthrob, attender, quick, person, sensation, gentle, inkling, cognizance, someone, mortal, quick on the trigger, concept, quick on the uptake, perceptions, discernment, looker, conception, apprehensiveness, glimmers.
Percipient zıt anlamlı kelimeler, Percipient kelime anlamı
Undiscerning : Anlayışsız.
Percipient ingilizce tanımı, definition of Percipient
Percipient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Perceiving. As, a percipient being. Having the faculty of perception.

Bu kısımda Percipient kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Percipient ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Percipient anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Percipient ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.