Peritonea türkçesi Peritonea nedir

Peritonea ingilizcede ne demek, Peritonea nerede nasıl kullanılır?

Peritoneal : Periton kavitesi.

Peritoneal dyalisis : Periton diyalizi. Diyaliz zarı olarak karın zarının kullanıldığı, diyaliz çözeltisinin karın boşluğuna verilip alınmasıyla yapılan diyaliz çeşidi.

Peritoneal venous shunt : Periton-toplardamar şantı. Karın boşluğunda birikmiş olan asites sıvısının toplardamar sistemine geri dönüşüne imkan sağlayan bir cihaz, leveen şantı.

Extraperitoneal : Ekstraperitoneal. Karın zarının dışında olan.

Intraperitoneal : İntraperitoneal. Periton içinde olan. Periton içi, periton içinde. İç karın zarına uygulanan (tıp veya medikal terimi).

Intraperitoneal pregnancy : Periton boşluğu içinde biçimlenen dış gebelik. daha çok döl yatağı yırtılmalarına bağlı yavrunun karın boşluğuna düşmesi biçiminde görülür. Periton içi gebelik.

Pleuroperitoneal : Plöroperitoneal.

Peritoneocentesis : Peritoneosentez. Karın zarı boşluğunun cerrahi delinmesi ve drenajı. Peritoneosentezis.

Intraperitoneal application : İlaçların doğrudan karın boşluğu içine uygulanması. Periton içi uygulama.

Peritoneopathy : Karın zarı hastalığı. Peritoneopati.

İngilizce Peritonea Türkçe anlamı, Peritonea eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Peritonea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Peritoneums : Karınzarı.

Peritonaeum : Karın zar. Karınzarı.

Cover : Karşılık. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Korumak. Kapsamak. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Kapamak. Kılıf. Sakınmalık. Güvence. Örtü.

Covering : Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Koruma. Kat. Kabuk. Örtme. Batma. Sığınak. Perde. Kapama.

Corolla : Çiçekli bitkilerde taç yaprakların hepsine birden verilen ad. Çiçek tacı. Korolla. Taçyapraklar. Taç. Korol.

Peritoneum : Karın boşluğunu örten ve karındaki organları saran seröz zar, periton. Karınzarı.

Calyx : Zarf. Kalis. Kase biçiminde organ. Mercanlarda, kalsiyum karbonat yapıda olan, kase biçimindeki dış iskelet. Çanak. Böbreklerin çanak şeklindeki parçası (tıp veya medikal terimi). Çiçekli bitkilerde çanak yaprakların hepsine birden verilen ad. Bir tomurcuk üzerindeki yaprakların koruyucu dış katmanı (botanik terimi). Çiçek zarfı. Kese, fincan, çanak, kupa. çok papillalı böbreklerde idrarın toplanıp pelvis renalise geçtiği kese biçimindeki oluşum.

Periton : Karnın içini kaplayan zar. periton.

Chlamys : Eskiden yunan erkeklerinin giydiği kısa pelerin.

Flower : Çiçek vermek. Çiçek. Çiçek açmak.

Peritonea synonyms : plant organ, natural covering, floral envelope, bloom, falls, perianth, perigonium, blossom.