Pervaz nedir, Pervaz ne demek

Pervaz; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Kapı, pencere vb. yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça.
  • Giysilerin yaka, kol, etek vb. yerlerine veya kumaştan yapılmış diğer eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça.
  • Uçuş
  • Cilt kapağının iç tarafına konulan deri parçası.

"Pervaz" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Pencerenin pervazına oturup tekrar gökyüzüne baktım." - S. F. Abasıyanık

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Kapı ve pencerelerde silmeli kenarlık.

Bilimsel terim anlamı:

Kapı, gömme dolap, pencere ve benzeri işlerde taşıyıcı çerçeve ile duvarın üzerine tutturulan tahta.

İngilizce'de Pervaz ne demek? Pervaz ingilizcesi nedir?:

bead

Osmanlıca Pervaz ne demek? Pervaz Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

pervaz

Pervaz kısaca anlamı, tanımı:

Pervaz etmek : Uçmak.

Perva : Çekinme, sakınma, korku.

Kapı : Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Devlet dairesi. Gidere yol açan gereksinim. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Ev gezmesi için gidilen yer. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân.

 

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

Kenar : Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Yan. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

Ensiz : Eni küçük olan, dar.

Parça : Pasaj. Müzik eseri. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Güzel, alımlı kız veya kadın. Nesne. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Tane. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Etek : Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Giysinin alt kenarı. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Edep yeri.

 

Uçuş : Uçma işi.

Pervaz urmalu olmak : Uçmak istemek, uçmağa hazırlanmak, uçmak üzere bulunmak.

Pervaz ile ilgili Cümleler

  • Ali pencere pervazına oturdu.
  • Büyük bir kuş pencerenin pervazına indi.
  • Bir kağıt havluyla pencere pervazını sildim.

Diğer dillerde Pervaz anlamı nedir?

İngilizce'de Pervaz ne demek? : n. cornice, molding, moulding, fringe, cincture, cyma, dressing, jamb, reveal, rib, ribbon, shelf, sill, wale, wheal

Fransızca'da Pervaz : bordure [la], encadrement [le], rebord [le]

Almanca'da Pervaz : n. Rosette, Umrandung