Photophore türkçesi Photophore nedir

  • Fotofor.
  • Canlı organizmalarda ışık üreten organ.

Photophore ingilizcede ne demek, Photophore nerede nasıl kullanılır?

Opercular photophore : Operkular fotofor. Myctophidae familyası üyelerinde solungaç kapağı üzerinde bulunan ışık organları.

Anal photophores : Bazı balıklarda birisi anüs yüzgecinin kaidesinde, diğeri ise kuyruk sapının alt yanında uzanan iki sıralı ışık organı. Anal fotofor.

Photophobe : Fotofob. Işığı sevmeyen.

Photophobia : Işık yükseltme. Işık ürküsü. Işık korkusu. Işılürkü. Fotofobi. Işıktan korkma.

Photophobic : Işıktan ürken. Fotofobik.

Photophil : Işığı seven. Fotofil.

Photoperiod : Fotoperiyod. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fotoperiyot. Gün ışığına maruz kalma süresi. bir organizmanın ideal faaliyeti için gerekli günlük süre. Bir organizmanın ideal faaliyeti için gerekli aydınlık süre. Işıdönüm. Işık periyotu.

Cyclic photophosphorylation : Fotosentezin aydınlık reaksiyonlarında meydana gelen olay. nadph'nin meydana gelişinde olduğu gibi fotosistem ı'de elektronların taşınması yoludur. elektronlar fotosistem ı'den ferrodoksine ve buradan da fotosistem ıı'nin sito-krom b6 molekülüne taşınır. bu sırada yeniden atp açığa çıkar. böylece kloroplastın ve hücrenin ihtiyacı için yeni bir atp kaynağı meydana gelir. burada elektronlar yer değiştirmeden halkasal olarak dolaşır. Halkasal fotofosforilasyon.

 

Photophosphorilation : Fotosentez esnasında kloroplastlarda ışık enerjisi kullanılarak adp'nin atp'ye dönüştürülmesi. Fotofosforilasyon.

Photoperiodism : Canlıların gün uzunluğuna bağlı olarak gösterdikleri tepki. Fotoperiyodizm. Bitkilerin gün uzunluğuna bağlı olarak gösterdikleri tepki.

İngilizce Photophore Türkçe anlamı, Photophore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Photophore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Surface : Yol vb'yi sert bir madde ile kaplamak. Yerüstü. Cilalamak. Kaplamak (yolu bir maddeyle). Yüzey. Meydana çıkmak. Suyun yüzüne çıkmak (balık veya denizaltı). Matematiksel olarak iki boyutla gösterilen ve evrelerin değme sınırlarını belirlediği varsayılan geometrik kavram. Su yüzüne çıkmak. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

Sun : Güneşte kalmak. Güneşe sermek. Güneş. Yıl (şiir). Güneşlenmek. Kızgın gaz yığınından oluşan, ısı ve ışık saçan, yeryuvarının da içinde bulunduğu dizgenin özeği olan gökcismi. Güneş ışığı. Güneşletmek. Her gün doğup battığını gördüğümüz en parlak gökcismi. Güneşlendirmek.

Photophore ingilizce tanımı, definition of Photophore

Photophore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A form of endoscope using an electric light.