Pişmiş nedir, Pişmiş ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yemek.

Pişmiş ile ilgili Cümleler

  • Domuz etini az pişmiş olmasına rağmen yedim.
  • “Büyük kalabalığa varana kadar sanat eserinin başına gelenler pişmiş tavuğun başına bile gelmemiştir.”
  • Sen hayatında hiç sacda pişmiş çörek yedin mi?
  • Çok pişmiş balık kuru ve tatsız olabilir.
  • “İşi döndürüp dolaştırıp hicviyelere getiriyor ve onları pişmiş kelleler gibi sırıta sırıta okuyorlardı.”
  • Bu tavuk çok pişmiş.
  • Pişmiş pirinç yemek istemiyorum.
  • Hayatında hiç sacda pişmiş çörek yedin mi?
  • Her şey dozunda güzel tatlım, pişmiş aşa tekrar tekrar su katmaya kalktın sicil amiri ibine ceylin.
  • Tavuk az pişmiş.
  • Bu biftek az pişmiş görünüyor. Yeterince pişmiş olup olmadığını merak ediyorum.
  • “Biz olanca gücümüzle Batılılaşmaya çalışırken senin bu düşüncelerin pişmiş aşa soğuk su katıyor.”
  • Ben taze pişmiş ekmek kokusu seviyorum.
  • Pişmiş elmalara şeker ve tarçın ekle.
  • Garson, pilav az pişmiş ve tuzu yok.

Pişmiş ile ilgili Atasözü veya Deyim

pişmiş armut gibi (birinin) eline düşmek : olmuş armut gibi birinin eline düşmek.

pişmiş aşa (soğuk) su katmak : yoluna girmiş olan bir işi bozmak.

pişmiş kelle gibi sırıtmak : dişlerini göstererek yersiz ve aptalca gülmek.

pişmiş tavuğun başına gelmemek : her türlü zarara, kötülüğe, felakete uğramak, çok sıkıntı çekmek.

 

suda pişmiş : kaynatılarak veya haşlanarak pişirilmiş.

Pişmiş anlamı, tanımı

Pişmiş bezir : Kurşun, çinko ya da kobalt oksitle pişirilerek kuruma süresi kısaltılmış beziryağı türü. (Resim) Boya yapımında da vernik olarak kullanılan kaynatılmış ketenyağı. a. bk. ketenyağı

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Diğer dillerde Pişmanlık navlunu anlamı nedir?

İngilizce'de Pişmanlık navlunu ne demek ? : penitence freight