Piezoelectric oscillator türkçesi Piezoelectric oscillator nedir

  • Basyüklenimli salıngaç.
  • Piezoelektrik osilatör.
  • Çevrimi içinde sıklığı denetlemekle görevli bir basyüklenimli çınlaç buzsulu bulunan elektriksel salıngaç. sesüstü üretmekte kullanılır.
  • Basınçsal elektrikli salıngaç.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Piezoelekrik osilatör.

Piezoelectric oscillator ingilizcede ne demek, Piezoelectric oscillator nerede nasıl kullanılır?

Piezoelectric : Pizoelektrik. Preslenmiş elektrik parçası. Basınçsal elektrikli. Pizoelektrik özelliğinde. Piezoelektrik.

Oscillator : Kendine özgü bir titreşim sayısında titreşim yapan nesne. Osilatör. Her çeşit (elektrik, mekanik, optik, akustik, vb.) salınım oluşturan aygıt. Salıngaç. Titretici. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sallayıcı. Titreşim oluşturan alet. Titreşir. Salınıcı.

Piezoelectric crystal : Bir elektrik gerilimi etkisi ile bir ekseni boyunca uzayan ve başka bir ekseni boyunca büzülen buzsul. Basyüklenimli buzsul. Basınçsal elektikli örüt. Pizoelektrik kristali. Piezoelektrik kristal.

Piezoelectric effect : Pizoelektrik etkisi. Piezoelektrik etki. Kimi buzsullara uygulanan baskıların elektriksel atımlara dönüşmesi ve bunun tersi olay. Basyüklenim etkisi. Basınçsal elektrik etkisi. Piezoelektrik etkisi.

Piezoelectric generator : Basınçsal elektrikli üreteç. Basyüklenimli üreteç. Piezoelektrik üreteç. Elektriksel dalgalı erkil kaynağı olarak kullanılan buzsullu çevrim. Piezoelektrik jeneratör.

 

Piezoelectric resonator : Dalgalı elektriksel gerilimle çınlanıma getirilerek belirli sıklıkta işleysel titreşimler elde etmeye yarayan, basyüklenimli buzsuldan kesilmiş çubuk ya da pul. Piezoelektrik rezonatör. Basyüklenimli çınlaç. Basınçsal elektrikli çınlaç.

İngilizce Piezoelectric oscillator Türkçe anlamı, Piezoelectric oscillator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piezoelectric oscillator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorption band : Absorpsiyon bandı. Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Soğurum kuşağı.

Acoustic absorptivity : Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı. Ses emiciliği. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı.

Absorption loss : Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurum yitimi. Emme kaybı. Soğurma kaybı. Emme yitmesi. Emme yitiği. Absorpsiyon kaybı.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Abcoulomb : Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Saltık coulomb. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. On kulon. Abkulon.

Abampere : 10 ampere eşit akım birimi. 10 amper birim. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amper. On amperlik çıngı cereyan birimi. Saltık ampere.

 

Absorption edge : Soğurum kenarı. Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür.

Absolute magnitude : Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük.

Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emme yetkesi. Emme sığası. Emicilik. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurganlık. Emme kapasitesi. Soğurma katsayısı. Yutuculuk.

Absolute zero : Mutlak sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Salt sıfır. Saltık sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c.

Piezoelectric oscillator synonyms : absolute units, accumulation coefficient, acoustic feedback, accelerometer, absorptiometer, absolute concentration.