Pinter ağı nedir, Pinter ağı ne demek

Teknik terim anlamı:

Geçmişte huni ağızlı sepetler, günümüzde ise metal ve ağ malzeme kullanılarak yapılandırılan iç içe geçmiş konik yapılı ağ, venter ağı.

Pinter ağı anlamı, tanımı

Pinter : Bir çeşit balık ağı. Kilenin (20-25 kg.) dörtte biri, bir şinik. Şiniğin yarısı

Ağı : Zehir.

Venter ağı : Pinter ağı.

Malzeme : Gereç. Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.

İç içe : Biri ötekinin içinde veya birine ötekinden geçilen. Birbirinin içinde, karışık bir durumda, birbirine çok yakın.

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Venter : Karın, karna benzer çıkıntı, mide.

Ağızlı : Ağzı herhangi bir biçimde olan.

Geçmiş : Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.

Sepet : Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. Sazdan örülmüş balık kapanı. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Bu kabın aldığı ölçüde.

 

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

Konik : Koni biçiminde olan veya koni ile ilgili olan, mahruti. Tabanı daire biçiminde olan bir koninin bir düzlemle ara kesiti.

Sepe : Tenha, ulaşılması zor olan yer.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Meta : Mal, ticaret malı. Sermaye.

Ağız : Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

 

Huni : Bir sıvıyı ağzı dar bir kaba aktarmak için kullanılan koni biçimindeki araç. Ağızlık.

Koni : Durağan bir noktadan geçen ve kapalı bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey, mahrut. Bu biçiminde olan. Çembersel bölge üzerindeki her noktanın çember düzlemi dışındaki bir nokta ile birleşiminden oluşan geometrik cisim. Bu yüzeyle sınırlı katı cisim.

Günü : Haset. Zamanından önce doğan yavru.

İse : Olunca, olursa, olsa da, -ince, -diği için, -diği vakit.

Diğer dillerde Pinter ağı anlamı nedir?

İngilizce'de Pinter ağı ne demek ? : fyke net