Plastik nedir, Plastik ne demek

Plastik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde
  • Bu maddeden yapılan.

"Plastik" ile ilgili cümleler

  • "Plastikçiler plastikleri eritip on beyaz top yaptılar." - L. Tekin

Tiyatro'daki terim anlamı:

Oyuncu oynarken yumuşak, uyumlu bir hareket sırasıyla gereğine göre- gövdesini ve gövde organlarını kımıldatacaktır. Stanislavski yönteminden.

Osmanlıca Plastik ne demek? Plastik Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

musavvir

Plastik hakkında bilgiler

Plastik, karbon (C) hidrojen (H), oksijen (O),azot (N) ve diğer organik ya da inorganik elementler ile oluşturduğu monomer adı verilen, basit yapıdaki moleküllü gruplardaki bağın koparılarak, polimer adı verilen uzun ve zincirli bir yapıya dönüştürülmesi ile elde edilen malzemelere verilen isimdir.

Örneğin; Etilen bir monomerdir. Bu monomerden oluşturulan polimer olan polietilen ise polimerdir. En çok kullanılan plastiklerin başında gelir.

Tanımdan anlaşılacağı üzere plastikler doğada hazır bulunmaz, doğadaki elementlere insan tarafından müdahale edilmesi ile elde edilir. Elde edilmesi belli bir sıcaklık ve basınç altında, katalizör kullanılarak monomerlerin reaksiyona sokulması ile olur. Plastik ilk üretildiğinde toz, reçine veya granül halde olabilir. Genelde plastikler petrol rafinerilerinde kullanılan ham petrolün işlenmesi sonucu arta kalan malzemelerden elde edilir. Yapılan araştırmalara göre yeryüzündeki petrolün sadece % 4 lük bir kısmı plastik üretimi için kullanılmaktadır.

 

Plastik ile ilgili Cümleler

  • Polis göstericileri dağıtmak için plastik mermi kullandı.
  • Plastik bakkal torbaları yasaklandı.
  • Bir plastik bardak, gerçek camdan yapılmış olandan daha iyidir.
  • Jale berbat plastik cerrahi sonrası kötü bir şekilde yara iziyle bırakıldı.
  • Plastik cerrahiden önce bile, Mary çirkin değildi.
  • Plastik kolay kırılmaz.
  • İdrar örneğimi küçük plastik bir bardakta topladım ve onu hemşireye verdim.
  • Plastik cerrah yüz germeyi eline yüzüne bulaştırdı ve milyonlarcası için dava açıldı.
  • Plastik cerrahi bile çirkinliğiniz için bir şey yapmayacaktır.
  • Plastik bir torba mı yoksa kağıt bir torba mı istiyorsunuz?
  • Benim plastik bir bardağım var.
  • Plastik bir bardağım var.
  • Tom'un şirketi plastikle ilgileniyor.
  • Kağıt bardakları plastik olanlara tercih ederim.

Plastik kısaca anlamı, tanımı:

Basınç : Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

Organik : Organlarla ilgili, uzvi. Canlı, güçlü (ilişki). Doğal yolla yapılan. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan.

 

Plastik ameliyat : Plastik cerrahi.

Plastik boru : Plastikten yapılmış olan boru.

Plastik cam : Testere ile kesilebilen, rendelenebilen, esnek, cam görünüşünde saydam malzeme.

Plastik cerrahi : Vücut ve yüz bozukluklarını gidermek amacıyla yapılmış olan cerrahi müdahale, plastik ameliyat.

Plastik sanatlar : Heykel, seramik gibi üç boyutlu olan sanatlar.

Plastik tutkal : Mobilyacılıkta kullanılan ağaç yapıştırıcı.

Duromer plastik : Sıkı ağ yapılı moleküllerden oluşan sert ve katı plastik türü.

Plastomer plastik : Isıtıldığında yumuşayan ve biçimlendirilebilen plastik türü.

Plastikçi : Plastik işi yapan kimse.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Sentetik : Bileşimli.

Madde : Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Duyularla algılanabilen nesne. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Molekül. Bir cismi oluşturan öge, öz. Para, mal vb. ile ilgili şey.

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

Hidrojen : Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir gaz, müvellidülma (simgesi H).

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Plastik akış : Camlaşma sıcaklığının üzerindeki sıcaklıklara ısıtılmış bir plastik malzemenin eriyip sıvı hale geçmesi ve bu yüksek viskozitedeki sıvının gösterdiği akış. Viskoz akış.

Plastik elementler : Makro elementler.

Plastik kimyası : (kimya)

Plastik özdek : Oda sıcaklıklarında dengeli olan, ısı ve basınç altında yumuşayarak her biçime sokulabilen, çoğunluğu polimer olan örgensel özdek.

Plastikçilik : Plastikçinin işi veya mesleği.

Plastikler : Isı ya da basınç etkisiyle yumuşatılıp çeşitli yöntemlerle biçimlendirilebilen ve bu biçimlerini soğuyunca da koruyabilen, yapay ya da doğal, çoğunlukla organik özdekler. 1.Sıcaklık ya da basınç etkisiyle yumuşatılıp, çeşitli yöntemlerle biçimlendirilebilen ve bu biçimlerini soğuyunca da koruyabilen yapay ya da doğal, çoğunlukla organik maddeler. 2.Yüksek sıcaklıkta oluşan veya kalıplanabilen büyük molekül kütleli sentetik polimerler.

Plastikleştirici : Sert plastiklere ilave edilip onları yumuşak, işlenebilir, kalıplanabilir hale getiren katkı maddesi. Örn; Trikresil fosfat PVC'ye ilave edildiğinde ürünü yumuşak ve kauçuğumsu yapar.

Plastiklik : Mekanik gerilim altında uğradığı biçim değişimini, bu etki kalktıktan sonra da sürdürme özelliği. Mekanik gerilim altında uğradığı şekil değişikliğini, bu etki kalktıktan sonra da sürdüreblme özelliği.

Diğer dillerde Plastik anlamı nedir?

İngilizce'de Plastik ne demek? : [Plastik] n. sculpture, three-dimensional work of art

n. plastic, group of polymer substances, material derived from petroleum that is easily shaped and molded when heated

adj. plastic, cosmetic

Fransızca'da Plastik : plastique

Almanca'da Plastik : plastisch; Plastik, Kunststoff

Rusça'da Plastik : n. пластмасса (F), пластик (M)

adj. пластиковый, пластический, пластичный