Politician türkçesi Politician nedir

Politician ile ilgili cümleler

English: He must be a good politician and leader.
Turkish: İyi bir siyasetçi ve lider olmalı.

English: His days as a politician are numbered.
Turkish: Bir siyasetçi olarak onun günleri sayılı.

English: A politician must always be able to account for money he receives.
Turkish: Bir politikacı her zaman aldığı paranın hesabını verebilmeli.

English: A politician should serve the people.
Turkish: Politikalar insanlara hizmet etmelidir.

English: Benjamin Franklin was an American politician and inventor.
Turkish: Benjamin Franklin Amerikalı bir politikacı ve mucit.

Politician ingilizcede ne demek, Politician nerede nasıl kullanılır?

Hard boiled politician : Tecrübeli politikacı. Pişkin bir politikacı. Sert bir politikacı. Kurnaz politikacı.

Politicians : Politikacılar. Devlet adamı. Çıkarcı politikacı. Politikacı.

Geopolitician : Jeopolitik uzmanı olan kimse. Jeopolitik ihtisası yapan kimse. Jeopolitik uzmanı.

Politicisation : Siyasi özellikler kazandırma. Siyasallaşma. Siyasallaştırma. Politikleştirme. Siyasal yönden farkındalık yaratma.

Politicise : Politikleştirmek. Politikaya sokmak. Siyasallaştırmak.

Politicize : Politikaya sokmak. Politize etmek. Politika ile ilgilenmek. Siyasileştirmek. Politikleştirmek. Siyasallaştırmak.

 

Politicized : Politikaya sokmak. Politikleşmiş. Politikleştirilmiş. Siyasallaşmış. Politikleştirmek. Siyasallaştırılmış. Politika ile ilgilenmek. Siyasileştirilmiş.

Politicised : Siyasallaşmış. Siyasileştirilmiş. Politikleşmiş. Politikleştirilmiş. Siyasallaştırılmış.

Politicizing : Politikaya sokmak. Siyasileştirmek. Siyasallaştırmak. Politika ile ilgilenmek. Politikleştirmek.

Depoliticisation : (britanya ingilizcesi) apolitikleştirme. Politik yönlerini yok etme. Siyasi kontrol veya etkiyi kaldırma (depoliticization olarak da yazılır). Apolitikleşme.

İngilizce Politician Türkçe anlamı, Politician eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Politician ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Federalist : Federalistler'le alakalı (abd tarihi). Fedaralizm yanlısı. Federalist. Federalizme ilişkin.

Leader : Baş makale. Başmakale. Önayak. Rehber. Büyük işlerde bir topluluğa önayak olan kişi. Lider. Önder. Müşteri çeken ucuz mal. Şef. Reis.

Trimmers : Yan kiriş. Siyasi dönek. Fletner ayarlayıcısı. Düzenleyici. Süslemeci. Zaman adamı. Kendi çıkarlarına göre siyasi fikirlerini değiştiren kimse. Düzenleyen kişi. Yağcı.

Legislator : Kanun koyucusu. Kanun koyucu. Millet meclisi üyesi. Parlamenter. Yasamacı. Meclis üyesi. Kanun yapan kimse. Yasa koyucu. Vazıı kanun.

Governor : Baba. Bey. Düzenleyici. Patron. Nazım. Vali. Müdür (banka, hapishane). İşveren. Amir. Şef.

Demagog : Halk tavcısı. Sözavcısı. Hizipçi. Halkavcısı. Halk avcısı. Kışkırtıcı.

 

City manager : Belediye başkanı.

Politicians : Politikacılar.

Campaigner : Kampanyacı. Tecrübeli asker. Kampanyaya katılan kimse. Mücadele veren kimse.

Candidate : Sınava giren kimse. Aday. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Namzet. Talip. Namzetlik.

Politician synonyms : potyokin, grigori potyokin, party liner, grigori potemkin, grigori aleksandrovich potemkin, political hack, political leader, machine politician, pol, potemkin, national leader, noncandidate, political boss, communist, statesmen, standard bearer, statesman, party man, republican, labourite, demagogue, political, mayor, politico, trimmer, diplomatic, hack, rabble rouser, politic, solon, technocrat, nominee, whig.

Politician zıt anlamlı kelimeler, Politician kelime anlamı

Follower : Havari. Taraftar. Takipçi. Ahşap başlık. Hayran. Başlık. Hizmetli. Destekçi. Peyk. Kuyruk.

Politician ingilizce tanımı, definition of Politician

Politician kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Politic. Cunning. One devoted to politics. Using artifice. Artful. A statesman. One versed or experienced in the science of government.