Pool türkçesi Pool nedir

  • Gölcük.
  • Takım.
  • Toplamak.
  • Amerikan bilardosu.
  • Toplanmak.
  • Birlik.
  • Birleştirmek.
  • Bir merkezde toplamak.
  • Su birinkintisi.
  • Bir araya getirmek.
  • Birlik oluşturmak için para koymak.
  • Aralarında karşılaşmalar yaparak, bir üst duruma geçecek olan aynı basamaktaki dönüde yer alan en az 4, en çok 10 yarışmacıdan ya da takımdan kurulu dizi.
  • Fon oluşturmak.
  • Küme.
  • Para koymak.
  • Havuz.
  • Tecimde yarışıma yer vermemek amacıyla mal ederlerini saptayan tecimsel birlik. birkaç yapımcı kuruluşun sağladıkları kazançları bir bölümü ya da tümü ile (pool) adı verdikleri ortak vezneye yatırmak için aralarında yaptıkları sözleşme.
  • Ç.spor toto.
  • Karı paylaşmak.
  • Bilgisayar, eskrim, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Ekip.
  • Tröst.
  • Paylaşmak.
  • Tröst kurmak.
  • Ortaya konan para.

Pool ile ilgili cümleler

English: Ali has been in the pool almost all morning.
Turkish: Ali neredeyse bütün sabah havuzdaydı.

English: Ali fell into the pool and drowned.
Turkish: Ali havuza düşüp boğuldu.

English: Ali filled the pool with water.
Turkish: Ali havuzu suyla doldurdu.

English: Ali doesn't know how deep the pool is.
Turkish: Ali havuzun ne kadar derin olduğunu bilmiyor.

English: Ali doesn't swim, but he likes sitting by the pool watching his children swim.
Turkish: Ali yüzmeyi sevmiyor ama çocuklarının yüzmesini izlerken havuzun kenarında oturmayı seviyor.

 

Pool ingilizcede ne demek, Pool nerede nasıl kullanılır?

Pool configuration : Havuz yapılandırması.

Pool funds : Fonları birleştirmek.

Pool hall : Bilardo salonu.

Pool quota : Havuz kotası.

Pool table : Bilardo masası.

Common pool resources : Ortak havuz kaynakları. Tüketimde yarış ve dışarıda tutulamama özelliklerine sahip doğal parklar doğal veya insan yapımı avlanma alanları, sulama sistemleri gibi orta malları.

Gold pool : Altın fonu. Altın fiyatındaki yükselmeyi belirli bir tavanla sınırlamak amacıyla abd, ingiltere, batı almanya, fransa, italya, belçika, hollanda ve isviçre tarafından 1961 yılında kurulan ve 1967 yılında dağılan birlik. Altın havuzu.

Edge of the pool : Bir yüzme havuzunu çevreleyen kalınlaştırılmış dış kenarlar. Havuzun kenarları.

Deed pool : Tek yanlı sözleşme.

Car pool lane : Otoyolda en sol şerit. Otoyolda şartlı şerit.

İngilizce Pool Türkçe anlamı, Pool eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pool ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ally : Birleşmek. Katmak. Müttefik ülke. Katılmak. Ticaret serbestliği. Arkadaş. Dost. Müttefik.

Cluster : Türküm. Kümelenmek. Kluster. Bir araya gelmek. Demet. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Süt sağım ünitesi montaj tablası.

 

Basins : Kara ile çevrili liman. Leğen. Koy. Yalak. Havza. Kase.

Collectiveness : Kollektiflik. Birleşmişlik.

Parties : Şahıs. Eğlence. Hissedar. Topluluk. Grup. Ortak. Taraf. Partiler. Davet. Alem.

Allying : Dost. Ticaret serbestliği. Müttefik ülke. Müttefik. Birleşmek. Katmak. Katılmak. Arkadaş.

Anschluss : Ekleme. Anschluss. Katma. Avusturya'nın 1938'de almanya'ya eklenmesi. İlhak.

Small lake : Gölek. Gölet.

Ponds : Gölet.

Pool synonyms : cast in, firms, accumulate, collaborations, divvy, assemblage, lagoons, association, conflates, gang, ante up, gangs, pooled, pond, brigades, anting, be gathered, college, bunches, cliques, clumps, bank, pools, aggregation, band, partaken, wager, crews, outfitted, crewing, agglutinate, cut the melon, clumped.

Pool ingilizce tanımı, definition of Pool

Pool kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make a common interest of. Also, the receptacle for the stakes. A small and rather deep collection of (usually) fresh water, as one supplied by a spring, or occurring in the course of a stream. An aggregated stake to which each player has contributed a snare. As, the companies pooled their traffic. To put together. The stake played for in certain games of cards, billiards, etc. To combine or contribute with others, as for a commercial, speculative, or gambling transaction. As, the pools of Solomon. To contribute to a common fund, on the basis of a mutual division of profits or losses. A reservoir for water.