Por toprak nedir, Por toprak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Islakken sertleşip, kuruyunca toz gibi olan kireçli toprak.

Por toprak tanımı, anlamı

Por : Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. Çürük taş. Kireçli topraklardan geçen suların yataklarında oluşan, karnabahar biçiminde kaya yığını. Çok taşlı, çakıllı toprak. Bitek olmayan toprak, çorak toprak. Çok sıcak havalarda görülen arıya benzer bir böcek. Saç: Ayşenin poru ipek gibi. Ağaç gövde ve dallarındaki kireçsi madde. Çekirdek kılıfı üzerinde sitoplazma ile nükleoplazma arasında ilişkiyi sağlayan, sekiz çevresel granül ile bir merkezi tıkaca sahip özelleşmiş delik yapısı; halkasal lamellerdeki benzer yapılar. Böcek yumurtası kabuğunda solunuma yarayan delik şeklindeki yapı. 3.Biyolojik yapılardaki, çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki delikler. Gözenek. [Bakınız: bor]

Topra : Torba.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Kireçli : Birleşiminde kireç olan veya kireci çok olan. Kireç sürülmüş, kireç bulaşmış.

Kireç : Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).

 

Islak : Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan. Herhangi bir nedenle yaşarmış, sulanmış.

Kire : Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Toz : Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak. Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde. Bu durumda olan.

Diğer dillerde Por organı anlamı nedir?

İngilizce'de Por organı ne demek ? : pore organ