Potholes türkçesi Potholes nedir

  • Kaya çukuru.
  • Çukur (yol yüzeyinde arabaların yol açtığı).
  • Devkazanı.
  • Derin çukur.
  • Su veya çakılların açtığı derin çukur.
  • Yol çukuru.
  • Burgaç deliği.
  • Obruk.
  • Çukur.
  • (yolda) çukur.

Potholes ile ilgili cümleler

English: While driving, mind the potholes.
Turkish: Araba sürerken, çukurlara dikkat et.

English: You should look out for potholes when driving.
Turkish: Araba sürerken çukurlara dikkat etmelisin.

Potholes ingilizcede ne demek, Potholes nerede nasıl kullanılır?

Moulin pothole : Erime sularının çevreli devimlerle döndürdüğü bir taş parçasının, buzulun altında oyarak yaptığı kazan biçiminde kuyu. Buzul kazanı.

Pothole : Burgaç deliği. Devkazanı. (yolda) çukur. Su veya çakılların açtığı derin çukur. Yol çukuru. Kaya çukuru. Derin çukur. Çukur. Hızlı akan bir çağlayanın,altındaki taş parçalarının bulundukları yerde, burgaç devimiyle bir delici yatağı delerek oluşturduğu derin, dip çeperli oyuk ya da delik.

Potholed : Yüzeyi çukurlarla kaplı. Yüzeyi kabarcıklı.

Potholder : Tutak.

Potholders : Tutak.

Potherb : Yemeğe çeşni veren yeşillik. Yeşillik.

Potheads : Otçu. Esrarkeş. Esrar kafası.

Pothead : Otçu. Esrar kafası. Haşiş tiryakisi. Esrarkeş.

Pothouses : Ucuz meyhane. Meyhane. Tımarhane.

Pothook : S şeklindeki çengel. S şeklinde kanca. S şeklinde çizgi.

 

İngilizce Potholes Türkçe anlamı, Potholes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Potholes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coulees : Dar ve derin vadi. Geçit.

Dished : Ortası çukur. Bozuk. İçbükey. Çanaklanmış. Çökük. Konkav. İşi bitmiş. Tabak şeklinde. Bombeli.

Katavothre : Düden. Kaçak kuyusu.

Deep set : Açık top. Derinde olan.

Barranco : Baranka. Koyak. Dik bayır. Dik. Kayalık (genellikle güneybatı birleşik devletler'de kullanılır). Dik bayırları olan kuru vadi. Dağ geçidi. Kaya.

Crater : Sürekli akımla çalışan ışık yayı lambasında pozitif kömürün ucunda olan çukurluk. Krater. Dağağzı. Coğrafya, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Yanardağ konisinin üstünde ya da yanlarında, bacanın son bulduğu çember biçimindeki çıkış. Dağ tepelerinde oluşmuş büyük çukur. Oyuk. Kupa. Kupa (takımyıldızı).

Ship : Tayfa olmak. Nakliye yapmak. Su almak (gemi). Mal yüklemek (gemiye). Bir şeyi bir nakliyat aracıyla göndermek. Yerine takmak. Yükleme yapmak. Yollamak. Nakletmek. Gemi.

Pothole : Hızlı akan bir çağlayanın,altındaki taş parçalarının bulundukları yerde, burgaç devimiyle bir delici yatağı delerek oluşturduğu derin, dip çeperli oyuk ya da delik.

Pot hole : Sel sularının, su düşüşleri altında kalan kayalık yataklarında, çakıl taşlarıyla birlikte yaptıkları burgaçsal devinim sonunda açılan derin oyuklara verilen ad.

Dented : Dişli. Yüzeyinde çukurları olan. Çukurlu. Çökük. Bereli.

Potholes synonyms : cavities, chuckhole, fuselage, swallow hole, swallow, swallet, swallowhole, deadlight, karst pit, dimple, hollow, window, sinkhole, acetabular, cavity, barranca, hole, concaves, concave, depression, dimples, coved, cleft, dibhole, doline, dent, sinkholes, coulee, ponor.

 

Potholes zıt anlamlı kelimeler, Potholes kelime anlamı

Smooth : Yumuşak. Yatıştırmak. Düzlemek. Tesviye etmek. Hoş. Akıcı. Buruşukluklarını gidermek. Düzgün. Mükemmel. Şık.